
El-İdrisi’nin 1154 dünya haritası neyi gösterir?
El-İdrisi’nin 1154 coğrafyasını; yetmiş bölgesel haritayı, güneyin üstte oluşunu, kayıp gümüş diski, el yazmalarını ve modern yeniden kurmaları keşfedin.
El-İdrisi’nin Sicilya Kralı II. Roger için hazırladığı coğrafya, dünyayı anlatan Arapça metni yetmiş bölgesel haritayla birleştiriyordu. 1154, Orta Çağ’daki çalışmanın tarihidir. Bugün internette dolaşan geniş dikdörtgen görüntüler ise çoğunlukla daha sonraki kopyalardan veya modern yeniden kurmalardan gelir. Bu harita geleneğinde güney bilinçli olarak üstte gösterilir. Siparişle ilgili anlatılarda geçen gümüş disk günümüze ulaşmamıştır.
Bir eserle onun belirli bir nüshasını ayırmak, sık karşılaşılan karışıklıkları çözer. On üçüncü yüzyıl el yazması, on dokuzuncu yüzyıl tıpkıbasımı ve Konrad Miller’in yirminci yüzyılda birleştirdiği harita aynı coğrafyayı aktarabilir; yine de birbirinden farklı nesnelerdir. Tarihleri, yazıları, eksik kısımları ve editörlerin değişiklikleri, her birinden hangi sonuçların çıkarılabileceğini etkiler.
Coğrafya çalışması hangi parçalardan oluşuyordu?
| Çalışmanın veya aktarımının parçası | Sağladığı bilgi | Tek başına kanıtlamadığı şey |
|---|---|---|
| Genellikle Nüzhetü’l-müştâk veya Roger Kitabı denilen Arapça coğrafya metni | Yerler, yollar, uzaklıklar, ürünler ve toplumlar hakkında tasvirler | Yazarın anlattığı her yeri bizzat ziyaret ettiği |
| Yediye on düzenindeki yetmiş bölgesel harita | Bölge görüntülerini metindeki tasvirlerle ilişkilendiren sistemli bir düzen | Günümüze ulaşan her nüshada yetmiş haritanın da korunduğu |
| Bazı el yazmalarındaki küçük dairesel dünya haritaları | Belirli bir nüshanın içindeki genel dünya görünümü | Dairesel görüntünün gümüş diskin fotoğrafı veya bire bir kopyası olduğu |
| Siparişin anlatılarında belirtilen gümüş harita diski | Çalışmanın bildirilen maddi ortamına ilişkin bilgi | Boyutları ve çizimi bugün incelenebilen korunmuş bir nesne |
| Daha sonraki el yazmaları ve tıpkıbasımlar | Orta Çağ eserinin günümüze aktarılmasını sağlayan kanıtlar | El-İdrisi’nin çizim sürecinin doğrudan kaydı |
| Bölgesel parçaların birleştirildiği modern dünya haritaları | Genel coğrafyayı birlikte görmeyi kolaylaştıran sunum | 1154’te hazırlanmış, hiç değiştirilmemiş tek bir dikdörtgen levha |
Metinle haritalar birlikte okunmalıdır, fakat ikisi aynı bilgiyi taşımaz. Çizim nehirler, adalar ve kentler arasındaki ilişkileri gösterir. Bir pasaj ise görüntünün anlatamayacağı bir yolculuğu, ürünü veya yerleşimi açıklar. Modern birleşik harita genel coğrafyayı görmeyi kolaylaştırırken ona eşlik eden metni çoğu zaman görüntünün dışında bırakır.
Haritanın güzel veya tanıdık görünmesi bu ayrımları ortadan kaldırmaz. Bir görüntüyü tarihsel kanıt olarak kullanmadan önce, kitaptaki bölgesel çizim mi, belirli bir yazmadaki dairesel görünüm mü, yoksa bir editörün birleştirdiği yeni sunum mu olduğu belirlenmelidir. Nesnenin türü, hangi sorulara yanıt verebileceğini gösterir.
El-İdrisi ve II. Roger’ın Sicilya sarayı
Muhammed el-İdrisi, Sebte, Arapça coğrafya geleneği ve Palermo’daki II. Roger sarayıyla ilişkilendirilen on ikinci yüzyıl Müslüman coğrafyacısıdır. Doğumu için yaklaşık 1100 tarihi yaygın olarak kullanılır. Kökeni ve kendisine atfedilen yolculuklar, çalışmanın Batı Akdeniz bağlantılarını anlamaya yardımcı olur. Ancak kısa bir yaşam öyküsü, bildirilen her hareketi aynı ölçüde belgelenmiş bir görgü tanıklığına dönüştürmemelidir.
Roger’ın Sicilyası Latin, Yunan ve Arapça gelenekleri bir araya getiriyor, Güney Avrupa ile Kuzey Afrika arasında stratejik bir konumda bulunuyordu. Yerleşimler, limanlar, yollar, tarım ve komşu bölgeler hakkında bilgi toplamak yönetim için anlamlıydı. Katherine Jacka, Roger Kitabı’nı kralın 1139 sonrasındaki otorite ve genişleme programıyla ilişkilendirir. Bu, projenin siyasal ortamına ilişkin tarihsel bir yorumdur; siparişin tam gününü belirleyen korunmuş bir emir değildir.
Bu nedenle sık verilen yaklaşık 1138 veya 1139 başlangıcı, yaklaşık niteliğini korumalıdır. S. Maqbul Ahmad, El-İdrisi’nin Sicilya’ya geliş yılını belirleyen birincil kaynak bulunmadığını belirtir. Saray himayesi çalışmayı mümkün kılmıştır; fakat bu ortam ne yalnız başına çalışan bir kâşifin öyküsüne ne de fetihlerden ve güç eşitsizliklerinden arınmış kusursuz bir saray tasvirine indirgenebilir. II. Roger’ın 1154’teki ölümünün ardından I. William tahta çıktı.
Hükümdarın bilgi ihtiyacı ile coğrafyacının kullandığı yöntemler ayrı sorulardır. Siparişin siyasal amacı hakkında yapılan bir yorum, her harita ayrıntısının aynı amaçla çizildiğini kendiliğinden göstermez. Belirli bir bölgenin tasviri, kendi metni ve haritası üzerinden incelenmelidir.
Arapça metin neden görüntü kadar önemlidir?
Eserin adı çoğunlukla Nüzhetü’l-müştâk olarak kısaltılır. Roger Kitabı, eseri onu destekleyen hükümdarla tanımlar. Tabula Rogeriana ise özellikle kartografik gösterime iliştirilen Latince addır. Bu adlar katalog ve edisyonları bulmayı kolaylaştırır; uzun metni, bölgesel haritaları, dairesel genel görünümü ve modern birleşik haritayı aynı nesne yapmaz.
Coğrafya kentleri, akarsuları, dağları, güzergâhları, ürünleri, tarımı ve siyasal bölgeleri anlatır. Bu bilgiler insanların nasıl hareket ettiğini ve yaşadığını araştıran okurlar için önemlidir. Bir limanın deniz yolculuğundaki durak sırası, kıyı çizgisinin günümüzdeki görünümüne benzemesinden daha açıklayıcı olabilir. Tarım ürünleri veya ticari mallar hakkında bir pasaj, haritadaki renkli alanın göstermediği bağlantıları açığa çıkarabilir.
Arc Humanities Press’in 2024’te yayımladığı İngilizce çeviri bu kapsamı örnekler. Önsözü ve Sicilya, Güney İtalya, Adriyatik ile İfrîkıye hakkındaki seçilmiş tasvirleri içerir. Coğrafyanın önemli bölümlerine erişim sağlar, ancak bütün eserdeki her bölgenin eksiksiz İngilizce çevirisi değildir. Beraberindeki haritalar tasvirleri izlemeye yardım eder; onların yerini almaz.
Belirli bir yer için en kullanışlı inceleme birimi, ilgili pasajla harita bölümünün birlikte okunmasıdır. Ayrıntıları her zaman tam örtüşmeyebilir. Eseri coğrafi bilgiyi düzenleyen bir el yazması sistemi olarak tanımlamak işlevini açıklar. Bundan modern dijital coğrafi bilgi sistemlerinin koordinat katmanlarını veya sorgulama yöntemlerini kullandığı sonucu çıkarılamaz.
Yedi iklimden yetmiş harita bölümüne
Yaşanabilir dünya yedi geniş iklim kuşağına ayrılıyor, her kuşak batıdan doğuya doğru on bölüme bölünüyordu. Böylece yetmiş bölgesel birimden oluşan düzenli yapı ortaya çıkıyordu. Buradaki iklim, devralınan coğrafi tasnifin terimidir. Modern yağış, sıcaklık veya devlet sınırı sınıflandırmasıyla aynı değildir.
Bu düzen el yazması kitabın kullanımına da uygundu. Okur tek bir çok büyük levhaya ihtiyaç duymadan, bölgesel parçaları yanlarındaki tasvirlerle izleyebilirdi. Yediye on birleşik görüntü, parçaları duvar, kitap açılımı veya ekran için elverişli biçimde bir araya getirir. Ancak birleştirme sırasında kenarların uyuşması, hasarlı ayrıntılar, yazımlar ve farklı el yazmaları arasındaki ayrılıklar hakkında kararlar gerekir.
Yetmiş sayısı tasarlanan yapıyı anlatır; korunmuş her nüshanın içeriğini garanti etmez. Fransa Millî Kütüphanesi’nin Arabe 2221 kaydı, bu nüshayı on üçüncü yüzyıl Mağrip el yazması olarak tanımlar ve altmış sekiz harita belirtir. Bir nüshadaki eksik veya tamamlanmamış kısım, özgün tasarımın harita sayısını değiştiren genel bir sonuç olarak kullanılamaz. Tam bir ızgara gösteren modern görüntü de tek bir Orta Çağ nüshasının bütün parçaları eksiksiz koruduğunu kanıtlamaz.
Dairesel genel dünya haritaları ayrıca ele alınmalıdır. Bazı nüshalarda bulunur ve bölgesel ızgaradan farklı bir düzen sunarlar. Bunları fazladan bir dikdörtgen bölüm gibi saymak veya korunmuş gümüş disk diye tanıtmak yanıltıcıdır. Haritanın biçimi, kitabın içindeki yeri ve hangi nüshaya ait olduğu birlikte belirtilmelidir.
Güneyin üstte olduğu bir harita nasıl okunur?
El-İdrisi’nin bilinen harita geleneğinde güney üstte, kuzey alttadır. Doğu ve batı da kuzeyin üstte bulunduğu modern duvar haritasındakinden farklı tarafta görünür. Bu, okurun yön bulma alışkanlığını değiştirir; kıtaların yanlışlıkla ters çizildiği anlamına gelmez.
Yale Üniversitesi’nin Miller’in yeniden kurmasına ilişkin açıklaması, güneyin üstte oluşunu Arapça yazının okunma yönüyle ilişkilendirir. Yazılar ve harita, tasarlanmış bir sayfanın parçaları olarak düşünülmelidir. Görüntüyü döndürmek Akdeniz’i modern okura daha tanıdık gösterebilirken, yazıları amaçlanan okuma konumundan uzaklaştırabilir.
Bir görüntünün aktarımında üç ayrı yön düzeni bulunabilir: el yazmasındaki düzen, modern edisyonun seçtiği düzen ve bugünkü site veya yayıncının uyguladığı döndürme. Oxford’un Cabinet kaydı, adları Latin harflerine aktarılmış ve kuzeyi üstte gösteren 1929 tarihli bir çoğaltmayı tanımlar. Bu sunum, bütün Orta Çağ nüshalarının kuzeyi üstte gösterdiğini kanıtlamaz.
Açık bir görsel açıklaması, hangi yönün üstte olduğunu ve görüntünün döndürülüp döndürülmediğini söyler. Bir öğretmen iki yönü birlikte göstererek alışkanlıkların yerleri tanımayı nasıl etkilediğini anlatabilir. Döndürülmüş görüntünün düzenlenmiş bir sunum olduğu yine belirtilmelidir. Modern kuzey üstte geleneği karşılaştırma noktası sağlar; bütün eski haritaları yargılayan evrensel bir kural değildir.
Görüntüde hangi korunmuş nesne yer alıyor?
Bir görsel açıklaması çoğu zaman birkaç ayrı tarihin yerine tek tarih verir. Özgün eserin hazırlanması, bir el yazmasının kopyalanması, tıpkıbasımın yapılması, bir kurumun nesneyi edinmesi ve yeniden kurmanın yayımlanması farklı olaylardır. Aşağıdaki kayıtlar bu ayrımın neden gerekli olduğunu gösterir.
| Kurum kaydının tanımladığı nesne | Belirtilen tarih veya dönem | Tarih nasıl anlaşılmalı? |
|---|---|---|
| BnF’nin Akdeniz eğitim kaynağında tanımlanan Arabe 2221 el yazması | On üçüncü yüzyıl Mağrip nüshası | Bu nüsha için altmış sekiz harita belirtilen sonraki el yazması tanığı |
| BnF, Carte générale du globe tirée d’El-Edrisi, yer numarası GE AA-2004 | On dokuzuncu yüzyıl el yazması tıpkıbasımı; 1844’te edinilmiş | Arabe 2221’den türetilen kopya; edinilme tarihi Orta Çağ’daki hazırlanma tarihi değildir |
| ABD Kongre Kütüphanesi, Charta Rogeriana, kayıt 2007626789 | Stuttgart’ta 1928’de yayımlanmış | Konrad Miller’in altı levhalık yeniden kurması; katalog kuzeyi altta tanımlar |
| Miller’in yeniden kurmasına eşlik eden, katalogda kayıtlı başlık | 1927’deki yeniden kurmayı belirtir | Yayının eşlik eden başlığında verilen yeniden kurma tarihi |
| Oxford Üniversitesi Cabinet kaydındaki çoğaltma | 1929 | Latin harfli adlar taşıyan, kuzeyi üstte gösteren ilgili çoğaltma |
BnF’deki tıpkıbasım eski el yazmasının bilgisini sadakatle aktarabilir, fakat kendisi Orta Çağ nesnesine dönüşmez. Kongre Kütüphanesi’nin dijitalleştirdiği yayın da coğrafyaya erişim sağlar; El-İdrisi’nin kendi elinden çıkmış nüsha değildir. Katalog başlığı ve kayıt numarası, gerçekte hangi nesnenin gösterildiğini belirlemeyi mümkün kılar.
1927, 1928 ve 1929 kendi kayıtlarıyla birlikte tutulmalıdır. Miller’le ilişkili her görüntüye tek bir ortak tarih vermek gerekmez. İnternette kesilerek paylaşılmış bir görüntü, edisyonu tanımlayan başlık veya kenar bilgilerini dışarıda bırakmış olabilir. Görsel açıklamasını yazmadan önce kurum kaydına dönmek bu nedenle gereklidir.
Kütüphanenin edinilme tarihi, görüntünün yapıldığı tarihi de otomatik olarak belirlemez. Örneğin 1844 kaydı, kurumun nesneyi edinmesini açıklar. Aynı sayının ne özgün coğrafyanın tarihi ne de bir Orta Çağ yazmasının kesin kopyalanma tarihi olarak kullanılması doğrudur.
Kayıp gümüş disk hakkında ne biliyoruz?
Siparişin anlatıları büyük bir gümüş harita diski ile bir çizim levhasından söz eder. İkisi de korunmamıştır. Ahmad bu nesneleri kitaptaki bölgesel haritalardan ayırır. Diskin 1160 veya 1161’deki bir darbe sırasında kaybolduğunu söyleyen öykü için kesin kanıt bulunmadığına da dikkat çeker.
Aktarılan bir ağırlık tarifi, bunun modern birime çevrilmesi ve güvenilir maddi ölçüm farklı türden ifadelerdir. Çarpıcı boyutlar veya yok edilme öyküleri, hangi kaynaktan geldikleri ve belirsizlikleriyle aktarılmalıdır. Bugün elde bulunmayan bir nesnenin incelenmesinin yerine geçemezler.
Yeni çizilmiş gümüş bir levha, anlatılan nesnenin canlandırmasıdır. Açıklamada bu niteliği belirtilirse siparişi anlamaya yardımcı olabilir. Dairesel bir kâğıt harita veya dikdörtgen modern birleşik görüntü, kayıp diskin fotoğrafı olarak kullanılamaz. Coğrafyanın ayrıntılı incelenmesi için eldeki kanıtlar metin ve sonraki el yazması tanıklarıdır.
Bir sanatçının canlandırmasının hangi unsurları kaynağa, hangilerinin kendi tercihine dayandığı ayrı bir sorudur. Parlak metal yüzey veya okunabilir çizim, gösterilen nesnenin tarihsel olarak doğrulanmış görünümünü sağlamaz. Görselin çekiciliği, tanımlamanın yerini almamalıdır.
Derleme neden tek bir seyyahın güzergâhından farklıdır?
El-İdrisi’nin çalışma ölçeği tek kişinin seyahat güzergâhını çok aşar. Eser önceki coğrafya bilgisini, yerler ve yollar hakkında anlatılanları, sarayda ulaşılabilen bilgileri ve derleyenin bunları bir araya getirmek için aldığı kararları birleştirir. Kişisel deneyim bu ağın içinde yer alabilir; her tasviri yazarın kendi gördüğünün kaydı yapmaz.
Yer adları derleyene farklı konuşma ve yazı biçimleriyle ulaşabilir. Bir yol durak sırası, denizde geçen gün sayısı veya belirli bir birimle belirtilen uzaklık olarak hatırlanabilir. Bir ada anlatısında liman, diğerinde tarımsal ürünler öne çıkabilir. Bu haberleri bir araya getirmek karşılaştırma ve yargı gerektirir; bazı anlaşmazlıkları çözebilirken başkalarını koruyabilir.
Daha sonraki bir seyahat anlatısıyla karşılaştırmak ayrımı görünür kılar. İbn Battûta’nın yolculuklarının Rihle’ye dönüşmesi, seyahati hatırlamadan, saray himayesinde yazılı eser oluşturulmasından ve el yazması aktarımından ayırır. Bu karşılaştırma kanıt türlerini açıklamak içindir. İbn Battûta’nın El-İdrisi’nin on ikinci yüzyıl kitabına katkıda bulunduğunun kanıtı değildir.
Coğrafi haberleri doğrulamak üzere görevliler gönderildiği anlatıları da kaynaklarına bağlanmalıdır. Bunlar bilgiyi karşılaştırma isteğini gösterir, ancak bu isteğin anlatılması, saha çalışmasının büyüklüğünü veya kapsadığı bölgeleri bağımsız olarak belgelenmiş hâle getirmez. Eserin hazırlanmasını modern bir ölçüm hizmetine dönüştürmeden veya düşünülmeden yapılan kopyalama diye küçümsemeden eleştirel biçimde okumak mümkündür.
Doğruluk hangi sorunun sorulduğuna bağlıdır?
Bütün çalışma için tek bir doğruluk yüzdesi vermek kullanışlı değildir. Bir adanın konumu, limanların sırası, yol uzaklığı, kent adı ve yerel ürünler hakkındaki ifade ayrı iddialardır. Her biri kendisine uygun kanıtla sınanmalıdır. Modern okurun tanımadığı bir biçim anlamlı bir güzergâh sırası koruyabilir; tanıdık kıyı çizgisi ise belirsiz bir yer eşleştirmesi taşıyabilir.
Beeston’ın Britanya Adaları çalışması yerel bir sorunu gösterir. Kamuya açık özeti yedi iklim yapısını açıklar ve Arapça yer adları için önceki eşleştirmelerin nasıl değiştirildiğini, bazılarının ise tartışmalı kaldığını ele alır. Nüshaları karşılaştırmak önemlidir; bir kopyadaki yazım, başka bir kopyadakinden farklı bir yer önerisine yol açabilir.
Akdeniz ve komşu bölgelerde adlar ve tasvirler görece yoğun olabilir, fakat yoğunluk her yerde hassasiyet anlamına gelmez. Metindeki uzaklıkla çizimdeki konum farklı açıklamalar gerektirebilir. Tarihsel ad, günümüzdeki tek bir idari etiketle örtüşmeyen yerleşim, bölge veya yol için kullanılmış olabilir.
El-İdrisi’nin başarısı büyük bir Orta Çağ coğrafya derlemesinin kapsamı ve düzenidir. Ayrıntılı gözlemleri, devralınmış tasvirleri ve hataları aynı anda barındırabilir. Döneminin en doğru haritası olduğu iddiası ancak karşılaştırılan bölge, diğer kanıtlar ve ölçülen özellik açıklandığında anlam kazanır.
Siyasal adlar kendi tarihleriyle okunmalıdır
Orta Çağ coğrafyasına bugünkü devletlerin sınırları sessizce eklenmemelidir. Modern bir katman bölgenin bulunmasını kolaylaştırabilir; ancak bu eklemenin kendisi ve tarihi görünür kalmalıdır. Yer adı veya coğrafi tasvir, tek bir hükümdarın egemenlik alanını otomatik olarak belirlemez.
Endülüs zaman çizelgesi, Batı Akdeniz için bağlam sağlar. Müslüman yönetimindeki İberya toprakları taife emirlikleri ve Kuzey Afrika hanedanları dönemlerinde değişti; on ikinci yüzyıl da bu değişimlerin içindeydi. Endülüs, sekizinci yüzyıldan 1492’ye kadar aynı sınırlara sahip tek bir ülke gibi çizilemez. Bu tarih, 1154 çalışmasında belirli bir sonraki sınırın gösterildiğinin kanıtı değildir.
Kurtuba Halifeliği’nin kuruluşu ve dağılması, kurumun tarihini kentin daha sonraki tarihinden ayırır. 929 halifeliğin ilanını, 1009 iç savaşın başlangıcını, 1031 kurumun sonunu, 1236 ise kentin Kastilya tarafından alınmasını gösterir. Kentin halifelik sonrasında varlığını sürdürmesi, halifeliğin bütün bu tarihlerde devam ettiği anlamına gelmez. Bir haritadaki Kurtuba adı, tek başına hangi makamın kenti yönettiğini açıklamaz.
Batı Afrika farklı bir kronolojik denetim sağlar. Sirio Canós-Donnay’ın UCL’de erişilebilen araştırma özeti, Mali İmparatorluğu’nun oluşumunu on üçüncü yüzyıla yerleştirir ve başkentlerin konumu ile niteliği üzerindeki belirsizlikleri belirtir. Sonraki imparatorluğun en geniş sınırlarını El-İdrisi’nin 1154 coğrafyasına eklemek anakronizm olur. Tartışmalı bir başkent eşleştirmesi de güvenle haritalanmış on ikinci yüzyıl olgusu sayılamaz.
Modern tematik haritalar başka ayrımlar getirir. İslam dünyası haritası kaynağımız, nüfus toplamını, nüfus içindeki oranı, çoğunluk durumunu ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliğini ayırır; demografik referans yılını açıklar. Bunlar modern ölçülerdir. Hiçbiri Orta Çağ siyasal otoritesinin hazır katmanı değildir. Günümüzdeki nüfus haritası, on ikinci yüzyıl yerleşiminin dinî bileşimini gösteremez.
El yazmaları arasındaki farklılıklar neyi değiştirir?
Eldeki kanıtlar El-İdrisi’nin yaşamından sonra yapılmış kopyaları içerir. Tamlık, yazım, renk, çizim ve düzen değişebilir. Eksik yapraklar, hasar, yeniden ciltleme ve kopyalama tercihleri belirli bir nüshada okurun gördüğünü etkiler. Bu nedenle ayrıntıları kanıt saymadan önce görüntü el yazması veya edisyonla ilişkilendirilmelidir.
Bu gereklilik birleştirilmiş dünya haritası için özellikle önemlidir. Yeniden kurmayı yapan editör, birden fazla nüshadan yararlanabilir veya kopyalar ayrıldığında belirli bir okunuşu seçebilir. Tamamlanmış görüntü, onu oluşturan malzemeden daha düzenli görünebilir. Temiz çizgiler sunumun özelliğidir; kanıtın bütün bölgelerde aynı ölçüde eksiksiz olduğunu göstermez.
Kütüphane kataloğu, nesnenin yer numarası, maddi tanımı, edinilmesi ve belirtilen tarihi için uygun başlangıçtır. Her yer adı eşleştirmesini bağımsız olarak çözmez. Bölgesel araştırma da her harita levhasının güncel katalog durumunu belirlemeden bir coğrafi iddiayı inceleyebilir. Nesne kayıtları ve bilimsel yorumlar farklı soruları yanıtladıkları için birbirini tamamlar.
El yazması aktarımı, en eski görünen resimle en güvenilir okunuş arasında basit bir eşitlik kurulmasını da önler. Sonraki kopya, hasarlı eski nüshada bulunmayan yararlı bir ayrıntıyı koruyabilir. Karşılaştırmada hangi özelliğin bulunduğu, hangi nüshaların onu taşıdığı ve beraberindeki tasvirle ne ölçüde uyuştuğu sorulmalıdır.
Tamamlanma tarihleri neden kaynaklarıyla verilmeli?
1154, Roger için hazırlanan çalışmanın yaygın tarihsel dayanağıdır. Ahmad, önsözde anlatılan tamamlanma için hicrî 548 Şevval’e karşılık gelen Ocak 1154’ü verir. Kongre Kütüphanesi’nin anlatısı da çalışmayı 1154 coğrafyası olarak sunar. Bu tarihler, korunmuş tıpkıbasımın veya modern yeniden kurmanın değil, Orta Çağ eserinin hazırlanmasıyla ilgilidir.
Erişilebilir modern açıklamalar tamamen aynı değildir. Beeston’ın kamuya açık özeti 1153 derken, Arc Humanities Press’in 2024 çevirisini tanıtan metni yaklaşık 1157’de tamamlanmadan söz eder. Bunlar belirlenebilir yayınların ifadeleridir. Farkları, erişilebilir malzemenin göstermediği belirli bir düzeltme veya yayın sırası icat edilerek giderilmemelidir.
Kısa kronolojide yaklaşık 1100 doğum, yaklaşık 1138 veya 1139 olarak geleneksel biçimde tarihlenen sipariş, 1154’le ilişkilendirilen ana tamamlanma, sonraki el yazmaları, BnF’nin on dokuzuncu yüzyıl tıpkıbasımı ve 1844 edinilmesi, ardından ayrı kayıtlara sahip yirminci yüzyıl çoğaltmaları ayırt edilebilir. Yaklaşık veya tartışmalı tarihler, kurumun belirttiği edinilme ya da yayın tarihinden farklı biçimde sunulmalıdır.
Tek sayı taşıyan bir arama sonucu, bu ayrımları gizleyebilir. Tarihi alıntılarken hangi olayın tarihlendiği ve ifadenin hangi kaynaktan geldiği korunursa, farklı kayıtları zorla tek bir açıklamaya indirmeye gerek kalmaz.
Çarpıcı iddialar ve görsel açıklamaları nasıl sınanır?
Döndürülmüş bir biçimin Amerika, Avustralya veya Antarktika’yı gösterdiğini söylemek, modern kıyı çizgisine benzerlikten fazlasını gerektirir. İnandırıcı eşleştirme için uygun adlar, açıklayıcı metin, izlenebilir el yazması geçmişi ve bilginin derleyene nasıl ulaştığına ilişkin kanıt gerekir. Burada kullanılan kaynaklar bu eşleştirmeleri kurmaz. Bir biçimi tanıdık görünene kadar esnetmek, eksik kanıtı sağlamaz.
Aynı yöntem sıradan görünen açıklamalar için de geçerlidir. Dünya haritası, 1154 ifadesi tarihsel çalışmayı adlandırırken gösterilen nesnenin Miller’in 1928 yayını olduğunu gizleyebilir. Daha kullanışlı açıklama kurumu ve nesneyi, fiziksel nüshanın veya edisyonun tarihini, Orta Çağ eseriyle ilişkisini, gösterilen yönü ve varsa döndürme ya da eklenen adları belirtir.
Bölgesel el yazması görüntüsünde yer numarasıyla ilgili yaprak veya iklim ve bölüm bilgisi verilmelidir. Birleşik haritada yeniden kurmayı yapan kişi ve edisyon adlandırılmalıdır. Görüntü yeniden renklendirildiyse, birleştirildiyse veya üstüne sınırlar eklendiyse bu değişiklik açıklanmalıdır. Böylece yeniden paylaşılmış resim kendi kendisinin kanıtı sayılmaz; bilgi belirlenebilir bir nesneye kadar izlenebilir.
El-İdrisi’nin coğrafyası, yazılı eser, haritalanmış bölgeler ve nüshaların tarihi arasındaki bağ üzerinden daha iyi anlaşılır. Önce nesneyi tanımlamak, haritanın ne gösterdiğini, bilgisinin nasıl düzenlendiğini ve sınırlarının nerede bulunduğunu sormak için daha sağlam temel verir.
Kaynaklar
- ABD Kongre Kütüphanesi, Charta Rogeriana, kayıt 2007626789. Katalog Miller’in altı levhalık yayınını, 1928 tarihini ve güneyin üstte oluşunu tanımlar; eşlik eden başlık 1927’deki yeniden kurmayı kaydeder. Edisyonla Orta Çağ çalışmasını ayırmak için kullanılır.
- ABD Kongre Kütüphanesi, 1154 İslam dünyası haritası. Kurumun kamuya açık anlatısı, yaygın 1154 tanımlamasını, bölgesel düzeni ve Orta Çağ coğrafyasıyla Miller’in görüntüsü arasındaki ayrımı destekler.
- Fransa Millî Kütüphanesi, Carte générale du globe tirée d’El-Edrisi. Nesne kaydı, Arabe 2221’den türetilen ve 1844’te edinilen on dokuzuncu yüzyıl el yazması tıpkıbasımını tanımlar. Edinilme ile özgün eserin hazırlanma tarihleri farklıdır.
- Fransa Millî Kütüphanesi, dördüncü iklimin ikinci bölümündeki Akdeniz adaları. Kısa kayıt Arabe 2221’i altmış sekiz haritalı on üçüncü yüzyıl Mağrip nüshası olarak tanımlar. Bu sayı belirli nüshaya aittir; yetmiş bölümlü tasarımın yerine geçmez.
- S. Maqbul Ahmad, Cartography of al-Sharif al-Idrisi, The History of Cartography içinde. 156–163. sayfalar tamamlanma tarihini, geliş yılının belirsizliğini, yazma biçimlerini ve gümüş nesneler hakkındaki sınırlamaları ele alır. Buradaki dayanak bu sekiz sayfadır.
- A. F. L. Beeston, Idrisi’s Account of the British Isles. Kamuya açık özet, tartışmalı yer adları ve nüsha karşılaştırması örneğini destekler. Özetteki 1153 tarihi yazara atfedilerek aktarılır; erişim kapsamı makalenin tamamı değildir.
- Katherine Jacka, The True Nature of His Lands, Designing Norman Sicily içinde. Üçüncü bölümün kamuya açık özeti, siparişin Roger’ın 1139 sonrası siyasal programıyla ilişkilendirilmesi ve Sicilya tasvirinin ayrıntıları hakkındaki yorumu destekler. Bu dayanak tam bölümün yerine geçmez.
- Arc Humanities Press, Al-Idrisi’s Norman Kingdom in the South. Yayıncı açıklaması ve içindekiler, 2024 İngilizce çevirisinin seçilmiş kapsamını ve yaklaşık 1157 tamamlanma ifadesini verir. Belirli bir sonraki düzeltme sırasını kurmaz.
- Yale Üniversitesi, El-İdrisi’nin 1154 haritası. Kamuya açık açıklama, Miller’in yeniden kurması ve güneyin üstte oluşuyla Arapça yazılar arasındaki ilişki için kullanılır. Yaşam öyküsüne ilişkin ifadeler burada dayanak yapılmaz.
- Oxford Üniversitesi Cabinet, Tabula Rogeriana. Kısa nesne açıklaması, Latin harfli adlarla ve kuzey üstte düzeniyle sunulan 1929 çoğaltmasını tanımlar. Tarih bütün modern birleşik haritalara genellenmez.
- Sirio Canós-Donnay, Mali İmparatorluğu üzerine araştırma, UCL Discovery. Kamuya açık araştırma özeti, imparatorluğun on üçüncü yüzyılda oluşmasını ve başkentlerin yeri ile niteliği üzerindeki belirsizliği destekler. Daha sonraki siyasal coğrafyayı 1154’e taşımamak için kullanılır.