
Uygur İnsan Hakları Projesi Yeni Raporlar Yayınlayarak Bölgedeki İnsan Hakları İhlallerini Eleştirdi ve Uluslararası Eylem Çağrısında Bulundu
Uygur İnsan Hakları Projesi, Şubat 2026'da yayınladığı yeni raporlarla Çin'in Doğu Türkistan'daki sistematik zulmünü ifşa etti ve İslam dünyasını acil eyleme çağırdı.
Makale referansı
Uygur İnsan Hakları Projesi, Şubat 2026'da yayınladığı yeni raporlarla Çin'in Doğu Türkistan'daki sistematik zulmünü ifşa etti ve İslam dünyasını acil eyleme çağırdı.
- Uygur İnsan Hakları Projesi, Şubat 2026'da yayınladığı yeni raporlarla Çin'in Doğu Türkistan'daki sistematik zulmünü ifşa etti ve İslam dünyasını acil eyleme çağırdı.
- Kategori
- Direniş Mirası
- Yazar
- Nuno santos (@nunosantos-6)
- Yayınlandı
- 3 Mart 2026 05:19
- Güncellendi
- 2 Mayıs 2026 06:12
- Erişim
- Herkese açık makale
Giriş: Ümmetin Kanayan Yarası ve Adalet Çağrısı
Bugün, İslam ümmetinin bir parçası olan Doğu Türkistan topraklarında Müslümanların maruz kaldığı zulüm yeni bir aşamaya ulaştı. "Uygur İnsan Hakları Projesi" (UHRP), Şubat 2026'da art arda yayınladığı yeni raporlarla Çin Komünist yönetiminin bölgedeki insanlığa karşı suçlarını bir kez daha dünya gündemine taşıdı [uhrp.org](https://uhrp.org). Bu raporlar sadece siyasi birer belge değil, inançları ve kimlikleri nedeniyle esaret altında kalan milyonlarca Müslümanın feryadıdır. Gulca Katliamı'nın 29. yıldönümünde yayınlanan bu açıklamalar, uluslararası toplumu ve özellikle İslam dünyasını sessizliği bozmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyor [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHCE61TsE-2I3CcYDUvCKbeiMLA_47Jz21P0w21Z2KzVvwlGXSydTviuN1-j0LatXjB2SZ3rtTtdAQkUKFb-ol3XkrbqaMeoQum3dkfk65iHHAorqNS6LuPUHQ9wmOCGylvu3r_ajSCgVmb1HcfJ6PFs9XxFROjz9ZGxPafp9EHq7oga0-7FNapRlaBkbdBwUcFb2NH1Urxc0OGG7vIgmT8SqLM09mSL-tGLQN4ExzudNA=).
Yeni Raporlar: Kalkınma Adı Altında Eşitsizlik ve Ailelerin Parçalanması
25 Şubat 2026'da Uygur İnsan Hakları Projesi, "Ayrı ve Eşitsiz: Doğu Türkistan'da Kalkınmanın Durumu" başlıklı yeni bir rapor yayınladı [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHNEGdgMeQ8FumP51vqBJ9AojTLQmYhMzwQoi1KHK89rM32DWjRs0WWvKn28igP8ogvKbB4oQvwgTcxCp91kSZjTfAg6ImAF3xU2hI1ZnVA2gtsghvYSuDkMfyCvjgaq4q9qJR4Bp1BVtuwyDVG-L6IQwatITSsxpmK_CCBEr62JB6eR2SX9h1y8FA=). Bu raporda, Çin hükümetinin "ekonomik kalkınma" ve "yoksullukla mücadele" adı altında Uygurların kültürel kimliğini nasıl yok ettiği, iş fırsatlarındaki ayrımcılık ve yerel halkın kendi topraklarındaki kaynaklardan nasıl mahrum bırakıldığı ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Aynı zamanda, 23 Şubat'ta yayınlanan "Zayıflayan Bağlar: Bir Uluslararası Baskı Aracı Olarak Uygur Ailelerinin Parçalanması" başlıklı rapor, Çin'in yurtdışındaki Uygurları susturmak için memleketlerindeki akrabalarını rehin aldığını ortaya koydu [uhrp.org](https://uhrp.org). Bu "sınır ötesi baskı" (Transnational Repression) taktiği, Müslüman aile değerlerine yönelik ağır bir saldırı olup milyonlarca kişinin sevdikleriyle iletişiminin kesilmesine neden olmaktadır [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQG5IFgE8Av8FDpXYBqGwYsFLylhlw5XA6o4audjTBDM7N4_H2Xumvp574QpRN047BfXh8xNI_7_dsmks6WGIGsfSNkV48TK_QIBD0dO).
Dini Zulüm: Kur'an Öğrenmenin Suç Sayıldığı Topraklar
Uygur İnsan Hakları Projesi'nin son araştırmaları, özellikle "Kur'an Öğrendiği İçin 20 Yıl Hapis: Uygur Kadınları ve Dini Zulüm" başlıklı raporu, Doğu Türkistan'da İslam'ın en temel farzlarını yerine getirmenin bile ağır bir suç sayıldığını gösteriyor [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQH2iBnB9XhqB2YsV0qc_CTMUAz7JwLp1-6MT8Vct7hez6XhBXNFaPhv3gFmwngN4cBzn-3o4g-tJyOW3S-J7UUyKx-HTSu2bXDKnlBjYqAk4jTq0ZUD). Kadınların evlerinde Kur'an okuması, başörtüsü takması veya çocuklarına dini eğitim vermesi "aşırıcılık" olarak görülerek uzun süreli hapis cezalarına yol açıyor.
Bu durum İslam dünyası için bir utanç kaynağıdır; Müslümanların kutsal kitabı ve inancı Çin tarafından sistematik olarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Çin makamları camileri yıkarak, buraları eğlence mekanlarına dönüştürerek ve din alimlerini hapsederek bölgedeki İslami kültürün izlerini tamamen silmeye çalışmaktadır [hrw.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHh2mM28jmxy58RX4AYadfdcZb3N-Xg2mBp9g4LoATaUWW-qegrrr7eMSViwNjjNVI86PC8Bh7HqG_-RxAZhHNr5EzJM7GDxrLiJc1UAEsCxhu9NYKXDdt53iOeWT-wFWmgj9md8f-tKLxt9Hfz6YkaukIa1dc2Xg==).
Uluslararası İşbirliği ve Sorumluluk: BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na Çağrı
24 Şubat 2026'da, Uygur İnsan Hakları Projesi'ni de içeren 26 insan hakları örgütü, BM İnsan Hakları Konseyi'nin 61. oturumu öncesinde bir bildiri yayınlayarak Yüksek Komiser Volker Türk'ü Çin'in suçlarını soruşturmaya ve açıkça kınamaya çağırdı [campaignforuyghurs.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHuc-pAfkaW-5RCwr4rBGh3FIycC6zAtDhJp50WfERXPWpj3S79RWel0VtwREGwOuERMfXHe-CXM8W0ATGAKzvItYgYHP4m0zdLhlNjKtA8wynN_meBzcBO3G0EorYghI2auBpMOjCGReM4YydCJwSNdAyZPdpEKjrrgsW3AryNYEUfNQB9kGlUbqG7P_eL8vDy6ENpuvUT9yw4BP4ezzsIqsF9qXL-16M=).
İslami açıdan bakıldığında, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Müslüman ülkelerin bu konudaki sessizliği kabul edilemez bir durumdur. Çin'in ekonomik gücünden korkarak milyonlarca kardeşinin zulme uğramasına göz yummak, İslami kardeşlik ve adalet ilkelerine aykırıdır. UHRP İcra Direktörü Ömer Kanat'ın vurguladığı gibi, "Uluslararası toplumun elinde yaptırım ve hesap sorma araçları var, sadece siyasi irade eksik" [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHCE61TsE-2I3CcYDUvCKbeiMLA_47Jz21P0w21Z2KzVvwlGXSydTviuN1-j0LatXjB2SZ3rtTtdAQkUKFb-ol3XkrbqaMeoQum3dkfk65iHHAorqNS6LuPUHQ9wmOCGylvu3r_ajSCgVmb1HcfJ6PFs9XxFROjz9ZGxPafp9EHq7oga0-7FNapRlaBkbdBwUcFb2NH1Urxc0OGG7vIgmT8SqLM09mSL-tGLQN4ExzudNA=).
Zorla Çalıştırma ve Ekonomik Suçlar: "Hava İpek Yolu"ndaki Tehlike
Bir diğer önemli nokta, Çin'in zorla çalıştırma ürünlerini dünya pazarlarına sürmesidir. UHRP'nin "Açık Tehlike: Yeni Hava İpek Yolu Kargo Hatları ve Uygur Zorla Çalıştırması" başlıklı raporu, Urumçi'den Avrupa ve diğer bölgelere doğrudan uçan kargo uçaklarının zulüm zincirinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor [uhrp.org](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQG5IFgE8Av8FDpXYBqGwYsFLylhlw5XA6o4audjTBDM7N4_H2Xumvp574QpRN047BfXh8xNI_7_dsmks6WGIGsfSNkV48TK_QIBD0dO). Müslüman tüketiciler ve devletler, satın aldıkları ürünlerin kardeşlerinin kanı ve gözyaşı pahasına gelip gelmediğine dikkat etmeli; "helal" yaşam biçiminin sadece yeme-içme ile sınırlı olmadığını, üretim sürecindeki adaleti de kapsadığını idrak etmelidir.
Sonuç: Ümmetin Birliği ve Geleceğe Bakış
Doğu Türkistan meselesi sadece Uygurların değil, tüm İslam ümmetinin vicdan sınavıdır. Uygur İnsan Hakları Projesi'nin 2026 yılındaki bu yeni raporları bize zulmün durmadığını, aksine daha gizli ve sistematik bir hal aldığını hatırlatıyor. Ankara'nın "2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti" ilan edilmesi gibi kültürel etkinlikler, Türk ve Müslüman halklar arasındaki diyaloğu güçlendirirken Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizin unutulmaması için bir fırsat olmalıdır [aa.com.tr](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQF0FEdLsjL-t7ugwe3ZAB7jjqMRv9OP6bMWVd-ik_ynGFeTWMlOR0GscoS2-CBmsC9583J8zwEZfz65PyfGAuEzYdgEoHQsy1_DDV9o8Vqi9KURiDmIgAf_a6oK75upkUNUHDgqRaluJLnwHik-i4lbapR08r_jWMG_J6IgyAdwvgxFnir4TCwtTyls-LcPVlOj4jIgmDuTMaglJp9eyH1xB-4GuD2rxqVk4VP7jiTQ9geXZhQzbmIF9w==).
Nihayetinde adalet mutlaka galip gelecektir. Ancak bu zafer, bugünkü çabalarımıza, dualarımıza ve hak sözü korkmadan söyleyebilmemize bağlıdır. Müslüman liderler ve halklar, Çin'in tehditlerine boyun eğmeden insanlık onurunu koruma yolunda birleşmelidir.
Yorumlar
comments.comments (0)
Please login first
Sign in