
Amerikan Uygur Derneği, Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Karşı Bildiri Yayınlayarak Uluslararası Toplumu Acil Eyleme Çağırdı
Amerikan Uygur Derneği, son bildirisinde Çin'in Doğu Türkistan'daki soykırım politikalarını kınadı ve İslam dünyası ile uluslararası toplumu zulme karşı somut adımlar atmaya çağırdı.
Makale referansı
Amerikan Uygur Derneği, son bildirisinde Çin'in Doğu Türkistan'daki soykırım politikalarını kınadı ve İslam dünyası ile uluslararası toplumu zulme karşı somut adımlar atmaya çağırdı.
- Amerikan Uygur Derneği, son bildirisinde Çin'in Doğu Türkistan'daki soykırım politikalarını kınadı ve İslam dünyası ile uluslararası toplumu zulme karşı somut adımlar atmaya çağırdı.
- Kategori
- Direniş Mirası
- Yazar
- Maximus Rene (@maximusrene)
- Yayınlandı
- 2 Mart 2026 10:44
- Güncellendi
- 2 Mayıs 2026 08:56
- Erişim
- Herkese açık makale
Giriş: Zulme Karşı Yükselen Ses
Bismillahirrahmanirrahim. İslam ümmetinin bir parçası olan Uygur Müslümanları, bugün tarihin en ağır sınavlarından birini vermektedir. Doğu Türkistan'da devam eden soykırım ve dini baskılar, sadece bir milletin değil, tüm İslam dünyasının vicdan sınavıdır. Amerikan Uygur Derneği (UAA), geçtiğimiz günlerde yayınladığı acil bildiride, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) Uygur ve diğer Türk kökenli Müslüman halklara yönelik sistematik zulmünü bir kez daha dünya gündemine taşıdı. Bu bildiri, uluslararası toplumun sessizliğini bozmak ve mazlumların haklarını korumak yolunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Amerikan Uygur Derneği'nin Acil Çağrısı ve Son Gelişmeler
Şubat 2026 sonunda, Amerikan Uygur Derneği liderliğindeki bir grup insan hakları örgütü, Birleşmiş Milletler (BM) ve dünya liderlerini Çin'in insanlığa karşı suçlarını durdurmak için acil harekete geçmeye çağırdı. Özellikle 27 Şubat 2025 tarihinde Tayland hükümeti tarafından Çin'e zorla iade edilen 40 Uygur Müslümanının akıbeti hakkında hâlâ hiçbir bilginin bulunmaması, derneğin en büyük endişelerinden biridir. BM uzmanları, 27 Şubat 2026 tarihli açıklamalarında, bu kişilerin ortadan kaybolmasının Çin'in "sınır ötesi baskı" politikasının bir parçası olduğunu vurguladı.
Amerikan Uygur Derneği ayrıca 26 sivil toplum kuruluşu ile birlikte, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ü, Şubat 2026'da başlayan İnsan Hakları Konseyi'nin 61. oturumunda Çin'in suçlarını açıkça ifşa etmeye çağırdı. Bu girişimler, Uygur toplumunun adalet arayışındaki kararlı iradesini gözler önüne sermektedir.
İslami Kimliğe Saldırı: Camilerin Yıkılması ve Dini Kısıtlamalar
Çin hükümetinin Doğu Türkistan'daki politikaları sadece siyasi bir baskı değil, aynı zamanda İslam dinini tamamen yok etmeyi veya "Çinlileştirmeyi" amaçlayan bir din savaşıdır. Son raporlara göre, bölgedeki camilerin yaklaşık %65'i (yani 16.000 civarında cami) yıkılmış veya tahrip edilmiştir. Bunların içinde 8.500'den fazla cami tamamen yerle bir edilmiştir.
Çin makamları "İslam'ı Çinlileştirme" adı altında, Müslümanların oruç tutmasını, namaz kılmasını ve çocuklarına dini eğitim vermesini suç saymaktadır. 2025 ve 2026 başlarında yayınlanan raporlar, 96 yaşındaki din alimi Abidin Damollam gibi isimlerin cezaevlerinde hayatını kaybetmesinin, Çin'in dini önderleri sistematik olarak yok etme planının bir parçası olduğunu göstermektedir. Bu tür eylemler, İslam ümmetinin kutsal değerlerine yapılmış ağır bir hakarettir.
ABD Politikasındaki İlerlemeler: Uygur Politika Yasası
Amerikan Uygur Derneği'nin istikrarlı çabaları sonucunda, ABD hükümeti Uygur meselesinde daha sert adımlar atmaktadır. 2 Eylül 2025'te ABD Temsilciler Meclisi, "Uygur Politika Yasası"nı (Uyghur Policy Act - H.R. 2635) kabul etti. Bu yasa, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Uygurların dini, kültürel ve dilsel kimliğini korumak için özel görevli atamasını ve uluslararası baskıyı artırmasını talep etmektedir.
Bunun yanı sıra, 2026 yılının başında ABD hükümeti, Uygurların Çin'e zorla iade edilmesine karışan yabancı yetkililere vize kısıtlaması getirme politikasını duyurdu. Bu tedbirler, zulme ortak olanların cezasız kalmayacağına dair verilmiş güçlü bir mesajdır.
İslam Ümmetinin Sorumluluğu ve Vicdan Sınavı
Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Müminler ancak kardeştirler." Uygur Müslümanlarının başına gelen bu zulüm, tüm ümmetin ortak derdi olmalıdır. Ne yazık ki, bazı Müslüman ülkelerin ekonomik çıkarlar nedeniyle sessiz kalması veya Çin'in propagandalarına inanması üzüntü vericidir. Amerikan Uygur Derneği, bildirisinde İslam dünyasını Çin'in "terörle mücadele" adı altındaki yalanlarına kanmamaya ve Doğu Türkistan'daki kardeşlerine sahip çıkmaya çağırdı.
Çin hükümeti son yıllarda Arap ve İslam ülkelerinde geniş çaplı propaganda faaliyetleri yürüterek bölgedeki zulmü gizlemeye çalışmaktadır. Ekim 2025'te yayınlanan bir rapor, Çin'in Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde Uygur soykırımını aklamak için nasıl bir medya manipülasyonu yaptığını ortaya koydu. Müslüman halklar bu yalanlara karşı durmalı ve hakikati yayan bir ses olmalıdır.
Zorla Çalıştırma ve Ekonomik Suçlar
Çin'in Uygurları zorla çalıştırması bugün modern köleliğin bir biçimi haline gelmiştir. 2025 ve 2026 yıllarındaki yeni araştırmalar, Çin'in tarım ve teknoloji alanlarında Uygurların topraklarına el koyduğunu ve onları devlet kontrolündeki fabrikalarda çalışmaya zorladığını göstermektedir. Amerikan Uygur Derneği, uluslararası şirketleri Uygur zorla çalıştırmasıyla kirlenmiş tedarik zincirlerinden çıkmaya çağırmaktadır. Bu bir ekonomik cihattır ve her Müslüman tüketici, satın aldığı malların mazlumların kanı ve teri pahasına üretilmediğine dikkat etmelidir.
Sonuç: Adalet İçin Birlikte Hareket Etmek
Amerikan Uygur Derneği'nin bildirisi bize şunu hatırlatıyor: Zulme sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır. Doğu Türkistan'daki Müslümanların kimliği, inancı ve varlığı tehlike altındadır. Biz İslam ümmeti olarak, dünyanın neresinde olursak olalım, Uygur kardeşlerimizin haklarını savunmak, onlar için dua etmek ve siyasi-ekonomik açıdan desteklemekle yükümlüyüz.
Uluslararası toplum, özellikle de İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Çin'in zulmüne karşı daha net bir tavır almalıdır. Adalet sadece sözle değil, fiili eylemle tesis edilir. Amerikan Uygur Derneği'nin bu çağrısı, tüm insanlığı ve ümmeti vicdanlı olmaya, mazlumların yanında durmaya davet eden bir meşaledir. Allah mazlumların yar ve yardımcısı olsun.
Yorumlar
comments.comments (0)
Please login first
Sign in