Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi, Mevcut Siyasi Durum ve Milli Özgürlük Mücadelesinin Gelecek Stratejisi Hakkında Önemli Bir Bildiri Yayınladı

Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi, Mevcut Siyasi Durum ve Milli Özgürlük Mücadelesinin Gelecek Stratejisi Hakkında Önemli Bir Bildiri Yayınladı

Jayden Dsouza@jaydendsouza-1
1
0

Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi, 2026 yılı için yeni stratejisini açıklayarak Uygur meselesinin "insan hakları" kapsamından çıkarılıp "milli özgürlük ve sömürgeciliğe son verme" aşamasına taşınmasını talep etti.

Makale referansı

Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi, 2026 yılı için yeni stratejisini açıklayarak Uygur meselesinin "insan hakları" kapsamından çıkarılıp "milli özgürlük ve sömürgeciliğe son verme" aşamasına taşınmasını talep etti.

  • Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi, 2026 yılı için yeni stratejisini açıklayarak Uygur meselesinin "insan hakları" kapsamından çıkarılıp "milli özgürlük ve sömürgeciliğe son verme" aşamasına taşınmasını talep etti.
Kategori
Direniş Mirası
Yazar
Jayden Dsouza (@jaydendsouza-1)
Yayınlandı
27 Şubat 2026 11:40
Güncellendi
1 Mayıs 2026 13:41
Erişim
Herkese açık makale

Bismillahirrahmânirrahîm

Giriş: Zulme Karşı Durmak — İmani ve Milli Bir Görev

Doğu Türkistan halkının yetmiş yılı aşkın süredir devam eden kanlı mücadelesi, bugün yeni bir tarihi dönüm noktasına ulaşmıştır. Çin komünist rejiminin 2014 yılında başlattığı "Sert Darbe" adı altındaki soykırım harekatı 12. yılına girerken, Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi mevcut siyasi durum ve gelecek stratejisi hakkında son derece önemli bir bildiri yayınladı [east-turkistan.net](https://east-turkistan.net). Bu bildiri sadece siyasi bir belge değil, aynı zamanda İslam ümmetinin bir parçası olan mazlum Uygur halkının hürriyet ve adalet yolundaki yeni yol haritasıdır.

Mevcut Siyasi Durum: Soykırımın Yeni Biçimi

2026 yılına gelindiğinde, Çin'in Doğu Türkistan'daki politikaları daha karmaşık ve sistematik bir hal almıştır. Uluslararası insan hakları örgütlerinin 2026 yılı raporları, Çin makamlarının kampları hapishanelere dönüştürerek, zorunlu çalıştırma ve kültürel soykırımı "yasallaştırarak" işlediği suçları gizlemeye çalıştığını göstermektedir [hrw.org](https://www.hrw.org/world-report/2026/country-chapters/china). Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi bildirisinde, Çin'in bu eylemlerini "sömürgeciliği kalıcı hale getirme planı" olarak nitelendirerek kınadı.

Şu anda Doğu Türkistan'da İslami kimliğe yönelik saldırılar en üst seviyeye ulaşmış durumdadır. Camilerin yıkılması, din alimlerinin zindanlarda şehit edilmesi ve genç nesillerin kendi dinlerinden koparılması tüm Müslüman dünyası için bir uyarı niteliğindedir. Bildiride vurgulandığı üzere Çin rejimi, Uygurları sadece bir millet oldukları için değil, aynı zamanda İslami inançlarının Çin'in ateist sistemine en büyük tehdit olarak görülmesi nedeniyle yok etmeye çalışmaktadır [east-turkistan.net](https://east-turkistan.net).

Stratejik Dönüşüm: İnsan Haklarından Milli Özgürlüğe

Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi'nin bu bildirisindeki en önemli nokta, davanın mahiyetinin değiştirilmesidir. Merkez, Uygur meselesini sadece bir "insan hakları meselesi" olarak görmenin Çin'in cinayetlerini durdurmaya yetmeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Aksine bu mesele, bir "sömürgecilik ve milli özgürlük meselesi"dir [east-turkistan.net](https://east-turkistan.net).

Bu yeni strateji şu üç temel sütuna dayanmaktadır: 1. **Sömürgeciliğe Son Verme (Decolonization):** Doğu Türkistan'ın Çin tarafından yasadışı şekilde işgal edilmiş bir toprak olduğunun uluslararası hukuk nezdinde tescil edilmesi. 2. **Kendi Kaderini Tayin Hakkı:** Uygur ve diğer Türk halklarının kendi bağımsız devletlerini yeniden kurma hakkının talep edilmesi. 3. **Uluslararası Hukuki Sorumluluk:** Çinli liderlerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) soykırım suçlamasıyla yargılanması sürecinin hızlandırılması [uyghurcongress.org](https://www.uyghurcongress.org/en/weekly-brief-20-february-2026/).

İslam Dünyasının Sorumluluğu ve Ümmetin Sessizliği

Bildiride İslam dünyasına yönelik samimi ve güçlü bir çağrı yer almaktadır. Merkez, Müslüman devletlerin Çin ile olan ekonomik çıkarlarını ön planda tutarak Doğu Türkistan'daki kardeşlerinin feryatlarına kulak tıkamasını "İslami kardeşlik hukukuna aykırı" olarak nitelendirdi [east-turkistan.net](https://east-turkistan.net).

İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan (İİT), Doğu Türkistan meselesini Filistin ve Keşmir meseleleri gibi Müslüman ümmetinin ortak bir davası olarak gündeme alması talep edildi. Bildiride ayrıca, Çin'in "İslam'ı Çinlileştirme" politikasının aslında İslam dinini tahrif etme ve yok etme girişimi olduğu, buna sessiz kalmanın tüm İslam dünyası için bir utanç kaynağı olduğu vurgulandı [udtsb.com](https://udtsb.com/statements/).

Gelecek Stratejisi: Diplomasi ve Direniş

Milli Özgürlük Merkezi, 2026 yılından itibaren hayata geçirilecek bir dizi somut adımı ilan etti: - **Uluslararası İttifaklar:** ABD ve Avrupa ülkeleri ile ilişkileri güçlendirerek Çin'e yönelik ekonomik ve siyasi yaptırımların daha etkili hale getirilmesi [uygurnews.com](https://uygurnews.com/february-2026-uygur-news/). - **Tebliğ ve Eğitim:** Dünyanın dört bir yanındaki genç nesillere Doğu Türkistan'ın gerçek tarihini ve İslami kimliğini öğretmek, Çin'in yalan propagandalarına karşı durmak. - **Muhacerette Birlik:** Dünyanın farklı yerlerindeki Uygur teşkilatlarını tek bir çatı altında toplayarak birleşik bir "Milli Özgürlük Cephesi" oluşturmak [uygurnews.com](https://uygurnews.com/january-2026-uygur-news/).

Bildiride ayrıca, Suriye gibi bölgelerdeki Uygur savaşçıların Çin tarafından "terörizm" ile suçlanarak davanın imajına leke sürülmesine karşı uyarıda bulunuldu. Merkez, Doğu Türkistan özgürlük mücadelesinin sadece kendi topraklarını kurtarmayı hedeflediğini ve her türlü aşırılıkçı ideolojiden uzak olduğunu bir kez daha teyit etti [syrianobserver.com](https://syrianobserver.com/news/91234/exiled-turkestan-government-condemns-uyghur-integration-into-syrian-army-as-geopolitical-manipulation.html).

Sonuç: Zafer Hak Yolunda Yürüyenlerindir

Doğu Türkistan Milli Özgürlük Merkezi'nin bu tarihi bildirisi, zulüm altındaki bir halkın özgürlüğe olan susuzluğunu ve bu yoldaki kararlı iradesini ortaya koymuştur. Çin'in zulmü ne kadar şiddetli olursa olsun, Allah'ın adaleti ve mazlumların duası elbette galip gelecektir. Tüm Müslümanların ve vicdan sahiplerinin bu kutsal mücadelede Doğu Türkistan halkının yanında durması insani ve imani bir borçtur.

Doğu Türkistan özgür olana dek mücadele devam edecektir!

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in