Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, bölgesel istikrar ve insan hakları korumalarını küresel düzeye taşımak için yeni bir uluslararası kampanyaya öncülük ediyor.

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, bölgesel istikrar ve insan hakları korumalarını küresel düzeye taşımak için yeni bir uluslararası kampanyaya öncülük ediyor.

Charles Bamar@charlesbaamar
1
0

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, Doğu Türkistan'daki kurumsallaşmış soykırımı ele almak amacıyla büyük bir uluslararası kampanya başlatarak İslam Ümmeti'ni ve küresel güçleri bölgesel istikrar ile insan haklarına öncelik vermeye çağırdı.

Makale referansı

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, Doğu Türkistan'daki kurumsallaşmış soykırımı ele almak amacıyla büyük bir uluslararası kampanya başlatarak İslam Ümmeti'ni ve küresel güçleri bölgesel istikrar ile insan haklarına öncelik vermeye çağırdı.

  • Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, Doğu Türkistan'daki kurumsallaşmış soykırımı ele almak amacıyla büyük bir uluslararası kampanya başlatarak İslam Ümmeti'ni ve küresel güçleri bölgesel istikrar ile insan haklarına öncelik vermeye çağırdı.
Kategori
Direniş Mirası
Yazar
Charles Bamar (@charlesbaamar)
Yayınlandı
1 Mart 2026 21:32
Güncellendi
1 Mayıs 2026 17:52
Erişim
Herkese açık makale

Mücadelede Yeni Bir Şafak: ETNLC’nin Küresel Yetkisi

Uygur ve diğer Türk Müslüman halklarının hakları için süregelen uzun soluklu mücadelede yeni bir aşamaya işaret eden kararlı bir adımla, **Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi (ETNLC)** kapsamlı bir uluslararası kampanya başlattı. Şubat 2026'nın sonlarında duyurulan bu girişim, küresel söylemi sadece insani bir endişeden, dekolonizasyon (sömürgecilikten kurtulma) ve ulusal egemenliğin iadesi yoluyla titiz bir bölgesel istikrar talebine dönüştürmeyi hedefliyor. Pekin rejiminin "Şiddetli Terörizme Karşı Sert Darbe Kampanyası" Mayıs 2026'da on ikinci yılına yaklaşırken, ETNLC kendisini "soykırımcı kontrolün kurumsallaşması" olarak tanımladığı duruma karşı birincil öncü güç olarak konumlandırıyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQE7sA9DgNkE4wrkCIp5GSGLMUZVHCiXbjj8kHVz_4pgELYnI4Sj96x8A6KGFk7-hWai3ADswh6d0VX70VZkttnmN9gv6YdRM_NrZolowPo9ZKpfRDZ3EKTfZEJubhPUWLFCHCKcjjrCiq7ylbCqzAf1dcsBhQACkqoBW3XeRqwM0ajwZB7ipNghRVxEGsL7l7tUkB11dKFzxTv_eDKcel9HL6XtdJcKx26Vt5yPAiZba1INnvCQlweBfAGVbbwJgEtsKa8MBvmkNOMd7Q==).

İslam Ümmeti perspektifinden bakıldığında, bu kampanya sadece siyasi bir hamle değil; köklerini İslami *Adl* (adalet) ve *Uhuwwet* (kardeşlik) ilkelerinden alan ahlaki bir zorunluluktur. On yıllardır işgal altındaki Doğu Türkistan toprakları, küresel Müslüman toplumu için kanayan bir yara olmuştur. ETNLC’nin yeni kampanyası, sadece Batılı demokratik kurumları değil, daha da önemlisi, Doğu'dan gelen ekonomik baskılar karşısında çoğu zaman sessiz kalan Müslüman dünyasının kalplerini ve diplomatik mekanizmalarını harekete geçirmeyi amaçlıyor.

Katalizör: Şubat 2026 Ürümqi Direktifleri

ETNLC’nin kampanyasının aciliyeti, işgal altındaki topraklardaki son gelişmelerle daha da belirginleşiyor. 9 Şubat 2026'da Çin Komünist Partisi (ÇKP), Ürümqi'de üst düzey bir "Siyasi-Hukuki Çalışma" konferansı düzenledi. Chen Xiaojiang ve sömürge yöneticisi Erkin Tuniyaz gibi üst düzey yetkililerin liderlik ettiği toplantı; Sincan Üretim ve İnşaat Kolordusu (XPCC) ve Sincan Askeri Bölgesi de dahil olmak üzere güvenlik aygıtlarını bir araya getirdi [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQEKUPrn1dZ6KdO57sZ-qXBqBz-Hi4-JsMH0jMm-jwXnefkMISbsO2iQ3eLO_A23f6nNPV8_6E02ujdIl_CE-7aJ2j6hLFmqN-4BYNtOMCnfsZJN9sC1YwgaJNguK7pV2h2KrH_eOT1To2Mqybk1EwQbd7WGJHvZn0O4CkZMLDDvmvOJ_PCxRhyf6K3WELg7CYEFEh9Y05iELPsIv6W7sPdRTtLl3mlkZ0t1z4-MlzE-CXWQNbOyXSNI9cmUBSfVHAsoRVR1oUgp).

Bu konferansta yayınlanan direktifler endişe vericiydi: Terörle mücadele ve istikrarı koruma önlemlerinin "normalleştirilmesi ve kurumsallaştırılması" çağrısında bulunuldu. Bu "normalleşme", kitlesel gözetim, zorla çalıştırma ve dini baskının bölgenin idari dokusuna kalıcı olarak yerleştirilmesi anlamına geliyor. ETNLC, bu politikaların "aşırılıktan arındırma" kisvesi altında İslami kimliğin silinmesini nihayete erdirmek için tasarlandığı konusunda uyarıyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQE7sA9DgNkE4wrkCIp5GSGLMUZVHCiXbjj8kHVz_4pgELYnI4Sj96x8A6KGFk7-hWai3ADswh6d0VX70VZkttnmN9gv6YdRM_NrZolowPo9ZKpfRDZ3EKTfZEJubhPUWLFCHCKcjjrCiq7ylbCqzAf1dcsBhQACkqoBW3XeRqwM0ajwZB7ipNghRVxEGsL7l7tUkB11dKFzxTv_eDKcel9HL6XtdJcKx26Vt5yPAiZba1INnvCQlweBfAGVbbwJgEtsKa8MBvmkNOMd7Q==). Pekin, mücadeleyi bir "Teröre Karşı Halk Savaşı" olarak çerçeveleyerek, milyonlarca insanın alıkonulmasını ve binlerce Mescid'in (cami) kutsallığına saygısızlık edilmesini meşrulaştırmaya devam ediyor; bu durum Ümmetin kutsiyetine doğrudan bir saldırıdır.

Diplomatik Taarruz: BM ve "Barış Kurulu"

ETNLC’nin stratejisinin merkezinde çok yönlü bir diplomatik taarruz yer alıyor. 25 Şubat 2026'da merkez, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti (ETGE) ile koordineli olarak Birleşmiş Milletler ve üye devletlere, çatışmayı Çin'in bir "iç meselesi" olarak değil, bir dekolonizasyon meselesi olarak ele alma çağrısında bulundu [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQGfnuk6gQAieuDAtZvrsveq7ViO6WUJ-PYCVlVLSqmoZeouSLnYHvsKZiiP9VEya9673hAew7fDJKhyEGzxYfDmyURfauMAmEyfaG6XiK0-LuU_Dr8MpBk0Bg5daopdX1j7WpzxuEBmn2XsuYAwFaV7sb8MsYewxCThxNi3gJeCc6SgA7GQI67d881D_3EJ7vLJpfqwGKGT9HCDGAe9BM7du12B7szUUhHQHIW7nQ0VF2IQTIC3). Terminolojideki bu kayma hayati önem taşıyor; ETNLC'nin 1949'da başlayan bir sömürge işgali olarak tanımladığı Çin Halk Cumhuriyeti'nin bölgedeki varlığının meşruiyetine doğrudan meydan okuyor.

Ayrıca ETNLC, Gazze'deki çabalarıyla yakın zamanda övgü toplayan uluslararası bir kuruluş olan yeni kurulmuş "Barış Kurulu"na (Board of Peace) stratejik bir çağrıda bulundu. 20 Şubat 2026 tarihli açıklamada ETNLC, Kurulu Doğu Türkistan için de aynı aciliyetle hareket etmeye çağırarak, bölge için bir yeniden inşa ve yönetim yolu denetleyecek kıdemli bir koordinatör atanmasını talep etti [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHEm9Rhndo3gOcTf_nZTNsqkrpTMH5Ep9bFlyZpstmzyysYdoI6hcSt-M026lNz7Ns_OKiE_GuTR_XhlBQyif1BFuzxD0zNIoyBIEi6lrScqMUFelWTr4gEJDzPnwO4wY6az83VZ_7pgMBUuggbOD1Sq-HjT_YKH9tXP300eXJxnwQDu23VlahEAcKxuwLXc4bPDvQp). Bu hamle, ETNLC'nin mevcut jeopolitik manzarayı sofistike bir şekilde anladığını, Orta Asya'nın mazlum Müslümanlarının yararına başarılı uluslararası çatışma çözümü modellerinden yararlanmaya çalıştığını gösteriyor.

Ahlaki Bir Kriz: İİT’nin Sessizliği

ETNLC’nin kampanyasının önemli bir kısmı, İslam dünyasının iç dinamiklerine odaklanıyor. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hissein Brahim Taha'nın Ocak 2026'da Pekin'e yaptığı ziyaret sert bir dille kınandı. ETNLC ve Uygur Araştırmaları Merkezi gibi diğer savunucu gruplar, İİT’nin bu temasını kuruluş ilkelerine bir "ihanet" olarak nitelendirdi [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQEUXdQ1E6qyPM-nz6alwmBpF16sRzYE5Y2IqwNb2iINdC-xlQsksJxFowUMDfdBLcAVYOICEsAfn_Z0j5DOhNx4TBEiABy0ptEdsYb5mrYmIcrDdEFViTJgXzFMI71QSnk_M04APdi1PA196NYpHLIdBiwvmHq5aPNWXF3UkN-j02JVd2jeXX2oMF5uKcv2425zU7wNLQMVFZLg2IwuzuZ0p9KHqbXc2LQXAySvhQ==).

İslami bir perspektiften bakıldığında, İİT’nin Çin’in "yoksulluğu azaltma" çabalarını överken Doğu Türkistan’daki soykırımı kamuoyu önünde kınamaması, *Dünya*’nın (dünyevi kazanç) *Din*’e (inanç) tercih edilmesi olarak görülüyor. ETNLC’nin kampanyası, Müslüman uluslar arasında bir "Milli Uyanış" çağrısında bulunarak, "İslam'ın Çinlileştirilmesi"nin —İslami uygulamaların ÇKP ideolojisine uyacak şekilde zorla değiştirilmesinin— küresel inanç topluluğu için varoluşsal bir tehdit olduğunu fark etmelerini istiyor. Merkez, Doğu Türkistan'da camilerin yıkılmasının ve Kur'an'ın suç sayılmasının yerel meseleler değil, tüm Ümmete yönelik bir saldırı olduğunu vurguluyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQEUXdQ1E6qyPM-nz6alwmBpF16sRzYE5Y2IqwNb2iINdC-xlQsksJxFowUMDfdBLcAVYOICEsAfn_Z0j5DOhNx4TBEiABy0ptEdsYb5mrYmIcrDdEFViTJgXzFMI71QSnk_M04APdi1PA196NYpHLIdBiwvmHq5aPNWXF3UkN-j02JVd2jeXX2oMF5uKcv2425zU7wNLQMVFZLg2IwuzuZ0p9KHqbXc2LQXAySvhQ==).

Bölgesel İstikrar ve Dekolonizasyon Meselesi

ETNLC, Orta Asya'da gerçek bölgesel istikrarın, işgalci bir gücün "yüksek baskılı" güvenlik taktikleriyle sağlanamayacağını savunuyor. Aksine istikrar, yerli halkın kendi kaderini tayin hakkıyla ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Kampanya, kendi kültürel ve dini değerlerine göre yaşamak isteyen bir halkın özlemlerini temsil eden iki Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin (1933 ve 1944) tarihi emsalini vurguluyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQH4llGNBlTBpQVzlj5N66g4-dJ-IGEocxSr_e84-HxSjjpDnR4fy6am1XEeMepU61uKQn2MeVdkMs5wetk0JfF5LYkavQQGicIJN0cUIE5bM-ucfDdWVi20T4K3B5-DOB57rGwsgQa32lNhW9QKDFPqReZh_GCxD4VyNx-DQf3VRD80wC1U2YxwrBCTcIr8TdNaBBWsJfQY86p-X1vsBaQtiHbnDjc=).

Meseleyi bir dekolonizasyon sorunu olarak çerçeveleyen ETNLC, uluslararası toplumu Doğu Türkistan için de diğer işgal altındaki topraklar için uyguladığı adalet standartlarını uygulamaya davet ediyor. Merkezin kampanyası, "sömürgeci komuta zincirine" karşı hedefli yaptırımlar uygulanması ve Uygur diasporasına yönelik sınır ötesi baskıyı mümkün kılan istihbarat iş birliğinin sonlandırılması çağrısını içeriyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQE7sA9DgNkE4wrkCIp5GSGLMUZVHCiXbjj8kHVz_4pgELYnI4Sj96x8A6KGFk7-hWai3ADswh6d0VX70VZkttnmN9gv6YdRM_NrZolowPo9ZKpfRDZ3EKTfZEJubhPUWLFCHCKcjjrCiq7ylbCqzAf1dcsBhQACkqoBW3XeRqwM0ajwZB7ipNghRVxEGsL7l7tUkB11dKFzxTv_eDKcel9HL6XtdJcKx26Vt5yPAiZba1INnvCQlweBfAGVbbwJgEtsKa8MBvmkNOMd7Q==). Bu durum, Çin vatandaşlarına vize muafiyetinin getirilmesi gibi son politika değişikliklerinin ÇKP ajanlarının sızma riskini artırdığı endişelerine yol açtığı Türkiye gibi ülkelerde özellikle önem taşıyor [Kaynak](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQGkwZa5XG59aq1GQMMgZvJWUvE7Fhd_RQaHkm-atoh5ZqmH578chDJKZWq0Eccejs57w7W6sRd1iOe87D8AcHrvyndjehGNY5PYjgignuPmZALzZbLZUwIswK6iW1Jrc9tE_ncicNc0n1C0y9FF1E4HBdlzcimoQLG1s_cdR9xgwNw5PfhikW6iR4jhqoSPGjPnzkTebVtpDMb5_NzTPSayfFEbeBzJWzlN-l0eXVNgdA5DxVPl7Hthg1BPGSOidQlb9FzM6Ke8On-xLPXY).

Sonuç: Geleceğe Doğru Yol

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi’nin yeni kampanyası, 21. yüzyılın en sistematik insan hakları felaketlerinden birine karşı birleşik bir küresel yanıt verilmesi için yapılmış bir çağrıdır. İslam Ümmeti için bu, bir iman ve dayanışma testidir. ETNLC’nin mesajı nettir: Adalet olmadan barış, Doğu Türkistan halkının temel hakları tanınmadan da istikrar olamaz. Kampanya küresel sahnede ivme kazandıkça, uluslararası toplumun nihayet retoriğin ötesine geçeceği ve soykırımı sona erdirmek ve çok uzun süredir acı çeken bir ulusun onurunu iade etmek için gerekli olan ilkeli, koordineli adımları atacağı umulmaktadır.

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in