Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, bölgede artan insan hakları endişelerini gidermek için acil küresel eylem ve diplomatik müdahale çağrısında bulunuyor.

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, bölgede artan insan hakları endişelerini gidermek için acil küresel eylem ve diplomatik müdahale çağrısında bulunuyor.

keshav pandey@keshavpandey-2656896-1700892837
1
0

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, yeni raporların yapay zeka destekli gözetimin arttığını ve bölgedeki İslami kimliğin sistematik olarak silindiğini ortaya koyması üzerine küresel diplomatik müdahale için kesin bir çağrıda bulundu.

Makale referansı

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, yeni raporların yapay zeka destekli gözetimin arttığını ve bölgedeki İslami kimliğin sistematik olarak silindiğini ortaya koyması üzerine küresel diplomatik müdahale için kesin bir çağrıda bulundu.

  • Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, yeni raporların yapay zeka destekli gözetimin arttığını ve bölgedeki İslami kimliğin sistematik olarak silindiğini ortaya koyması üzerine küresel diplomatik müdahale için kesin bir çağrıda bulundu.
Kategori
Direniş Mirası
Yazar
keshav pandey (@keshavpandey-2656896-1700892837)
Yayınlandı
28 Şubat 2026 03:03
Güncellendi
1 Mayıs 2026 13:52
Erişim
Herkese açık makale

Ümmetin Kalbinden Bir Adalet Çığlığı

25 Şubat 2026 itibarıyla, Doğu Türkistan trajedisi küresel Müslüman toplumunun karşı karşıya olduğu en derin ahlaki kriz olmaya devam ediyor. **Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi (ETNLC)**, uluslararası topluma acil ve üst düzey bir çağrıda bulunarak, "hızlanan soykırım" olarak tanımladığı durumu durdurmak için derhal diplomatik müdahale ve somut yaptırımlar talep etti [Kaynak](https://east-turkistan.net). Bu çağrı, geleneksel fiziksel baskıdan, yapay zeka ve otomatik gözetimin Müslüman nüfusu profillemek ve etkisiz hale getirmek için kullanıldığı bir sistem olan "dijital apartheid" durumuna korkunç bir geçişi belgeleyen ve yakın zamanda yayınlanan **2025 Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi**'nin ardından geldi [Kaynak](https://uyghurtimes.com).

Ümmet için Doğu Türkistan'daki durum sadece jeopolitik bir anlaşmazlık değil; inancın kutsallığına ve kardeş bir halkın hayatta kalmasına yönelik doğrudan bir saldırıdır. ETNLC'nin son deklarasyonu, sembolik jestler zamanının geçtiğini vurguluyor. Merkez, Doğu Türkistan'ın işgal altındaki bir bölge olarak resmen tanınması, Çinli yetkililere hedefli yaptırımlar uygulanması ve milyonlarca Uygur, Kazak ve Kırgız Müslümanın devlet zoruyla çalıştırılmasıyla üretilen malların tamamen yasaklanması çağrısında bulunuyor [Kaynak](https://east-turkistan.net).

2025 Endeksi: Fiziksel Kamplardan Dijital Hapishanelere

16 Şubat 2026'da İstanbul'da 2025 İnsan Hakları Endeksi'nin lansmanı, Çin devlet kontrolünün evrimine dair ürpertici bir bakış sundu. Araştırmacılar, dünyanın dikkati sık sık dağılsa da baskı mekanizmasının daha karmaşık hale geldiğini vurguladı. Rapor; keyfi gözaltılar, zorla çalıştırma ve çocukların ailelerinden sistematik olarak ayrılması dahil olmak üzere 14 tematik ihlal kategorisini tanımlıyor [Kaynak](https://uyghurtimes.com).

Belki de en endişe verici olanı, **yapay zeka destekli kitlesel gözetim**e geçiştir. 2025 yılında Çin yönetiminin, Ramazan ayında oruç tutmak veya Kur'an-ı Kerim'e sahip olmak gibi dini alışkanlıklarına dayanarak bireyleri "potansiyel tehdit" olarak profillemek için algoritmalar uyguladığı bildirildi [Kaynak](https://uyghurtimes.com). Bu dijital panoptikon, tahmini 1.400 toplama kampının dışındakilerin bile, İslami kimliği kesilip atılması gereken "kötü huylu bir tümör" olarak gören bir devlet tarafından her hareketinin ve sosyal etkileşiminin izlendiği sürekli bir korku içinde yaşamasını sağlıyor [Kaynak](https://east-turkistan.net).

İİT'nin İhaneti ve Müslüman Liderlerin Sessizliği

ETNLC'nin son savunuculuk faaliyetlerinin merkezi bir teması, **İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT)** yönelik sert eleştiridir. Ocak 2026'nın sonlarında İİT Genel Sekreteri, ekonomik ve kültürel sektörlerde "iş birliğini güçlendirmeyi" görüşmek üzere Pekin'de üst düzey Çinli yetkililerle bir araya geldi [Kaynak](https://uyghurstudy.org). Doğu Türkistan'daki kurbanlar için bu görüşme, İİT'nin küresel olarak Müslüman azınlıkların haklarını koruma yönündeki kurucu yetkisine yönelik derin bir ihanet olarak görüldü.

Dünya Uygur Kurultayı da dahil olmak üzere savunuculuk grupları, İİT'nin insan haklarına yönelik "seçici yaklaşımından" yakındılar ve üst düzey ikili görüşmeler sırasında Uygur soykırımından veya "İslam'ın Çinlileştirilmesi"nden hiç bahsedilmediğini belirttiler [Kaynak](https://uyghurcongress.org). İslami bir perspektiften bakıldığında, bu sessizlik sadece diplomatik bir başarısızlık değil, aynı zamanda ahlaki bir başarısızlıktır. ETNLC, ekonomik bağları ve "borç tuzağı diplomasisini" din kardeşlerinin hayatlarının önüne koyarak, birçok Müslüman çoğunluklu devletin Uygur inancının yok edilmesini fiilen onayladığını savunuyor [Kaynak](https://uyghurstudy.org). Merkez, Ümmet'i, hükümetlerinden kendi çıkarlarına aykırı olsa bile adalet için dimdik durma şeklindeki Kur'an ilkesine uymalarını talep etmeye çağırdı.

İslam'ın Çinlileştirilmesi: Kutsalın Silinmesi

Doğu Türkistan'da İslam'ı "Çinlileştirme"ye yönelik sistematik kampanya 2026'da kritik bir aşamaya ulaştı. Bu politika; camilerin fiziksel olarak yıkılmasını, önde gelen din alimlerinin hapsedilmesini ve İslami teolojinin Komünist Parti ideolojisiyle uyumlu hale getirilmesi için yeniden yazılmasını içeriyor [Kaynak](https://ohchr.org). BM uzmanları, gözaltına alınmasından yıllar sonra akıbeti hala bilinmeyen **Rahile Davut** gibi kaybolan akademisyenlerin vakalarını gerekçe göstererek, kültürel ifadenin suç sayılmasından duydukları ciddi endişeyi dile getirdiler [Kaynak](https://ohchr.org).

Sahadan gelen raporlar, devletin on ikinci yılına giren "Sert Darbe" kampanyasını yoğunlaştırdığını gösteriyor [Kaynak](https://east-turkistan.net). Bu, Uygur kadınlarının Han Çinlisi erkeklerle zorla evlendirilmesini de içeriyor; aktivistler tarafından bölgenin etnik ve dini kimliğini zayıflatmayı amaçlayan bir tür "demografik savaş" ve devlet eliyle tecavüz olarak tanımlanan bir uygulama [Kaynak](https://east-turkistan.net). Küresel Müslüman toplumu için bu eylemler, *Makasidü'ş-Şeria*nın (İslam hukukunun yüksek amaçları), özellikle dinin, canın ve neslin korunmasının doğrudan ihlalini temsil etmektedir.

Zorla Çalıştırma ve Küresel Tedarik Zinciri

ETNLC ayrıca bu baskıyı sürdüren ekonomik motorlara da odaklandı. Ocak 2026'da BM insan hakları uzmanları, Doğu Türkistan'da devlet eliyle uygulanan zorla çalıştırmanın boyutunun o kadar şiddetli olduğu ve köleleştirme de dahil olmak üzere **insanlığa karşı suçlar** teşkil edebileceği konusunda uyardı [Kaynak](https://justiceforall.org). Milyonlarca Türki Müslümanın, güneş enerjisi, otomotiv ve tekstil endüstrilerindeki küresel markalara tedarik sağlayan fabrikalarda "yoksulluğu azaltma" kisvesi altında iş gücü transfer programlarına zorlandığı bildiriliyor [Kaynak](https://ohchr.org).

ETNLC, sadece yasaklı maddelerden değil, aynı zamanda köleleştirilmiş kardeşlerin kanından ve terinden de arınmış bir "Helal" tedarik zinciri çağrısında bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerini **Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası**'nı genişletmeye çağırdılar ve yeni kurulan "Barış Kurulu"na Doğu Türkistan ihtilafına diğer küresel sıcak noktalarla aynı aciliyetle yaklaşması için başvuruda bulundular [Kaynak](https://east-turkistan.net).

Sömürgesizleşme ve Egemenlik Çağrısı

Sonuç olarak, Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi, bu insan hakları ihlallerinin temel nedeninin bölgenin 1949'da başlayan yasadışı işgali olduğunu iddia ediyor [Kaynak](https://east-turkistan.net). ETNLC, "işgal altında insan haklarının var olamayacağını" ve tek kalıcı çözümün Doğu Türkistan'ın bağımsızlığının ve egemenliğinin yeniden tesisi olduğunu savunuyor [Kaynak](https://east-turkistan.net).

Bu bakış açısı, anlatıyı sadece "azınlık hakları"ndan **sömürgesizleşme ve kendi kaderini tayin etme**ye kaydırıyor. Merkez, dünya hükümetlerini Doğu Türkistan'ı uluslararası hukuk uyarınca işgal edilmiş bir ülke olarak resmen tanımaya çağırıyor; bu adım, Çin hükümetinin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) önünde hesap vermesi için yasal bir çerçeve sağlayacaktır [Kaynak](https://east-turkistan.net).

Sonuç: Ümmetin Ahlaki Sorumluluğu

Doğu Türkistan Milli Kurtuluş Merkezi'nden gelen feryat, Uygur halkının çektiği acıların dünyanın ve özellikle küresel Müslüman toplumunun vicdanı için bir sınav olduğunu hatırlatıyor. Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurduğu gibi: "Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine şefkat göstermede tek bir vücut gibidirler. O vücudun bir organı rahatsızlanırsa, diğer organlar da uykusuzluk ve ateş ile ona ortak olurlar."

2026 yılında, Doğu Türkistan'ın "ateşi" her zamankinden daha şiddetli yanıyor. ETNLC'nin acil küresel eylem çağrısı sadece bir yardım talebi değil; onurun iadesi, kutsalın korunması ve soykırımcı bir işgalin sona erdirilmesi talebidir. Dünya, sessizce izlemeye devam mı edeceğine yoksa Doğu Türkistan halkının bağımsız vatanlarında yeniden özgürce yaşayabilmesini sağlamak için gerekli kararlı diplomatik ve ekonomik adımları nihayet atacağına mı karar vermelidir.

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in