
İnancı ve Adaleti Savunmak: Küresel Müslüman Mücadelesinde Kanada ve Fransa Uygur Derneklerinin Öncü Rolü
Bu makale, Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi (URAP) ve Fransa Uygur Derneği'nin (AOF) 2025-2026 yıllarındaki son hak savunuculuğu gelişmelerini, küresel Müslüman toplumunun (Ümmet) perspektifinden hukuk, insani yardım ve ulusötesi baskıya karşı direniş bağlamında derinlemesine incelemektedir.
Makale referansı
Bu makale, Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi (URAP) ve Fransa Uygur Derneği'nin (AOF) 2025-2026 yıllarındaki son hak savunuculuğu gelişmelerini, küresel Müslüman toplumunun (Ümmet) perspektifinden hukuk, insani yardım ve ulusötesi baskıya karşı direniş bağlamında derinlemesine incelemektedir.
- Bu makale, Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi (URAP) ve Fransa Uygur Derneği'nin (AOF) 2025-2026 yıllarındaki son hak savunuculuğu gelişmelerini, küresel Müslüman toplumunun (Ümmet) perspektifinden hukuk, insani yardım ve ulusötesi baskıya karşı direniş bağlamında derinlemesine incelemektedir.
- Kategori
- Direniş Mirası
- Yazar
- Ashvin Prabaker (@ashvinprabaker)
- Yayınlandı
- 25 Şubat 2026 00:03
- Güncellendi
- 2 Mayıs 2026 08:57
- Erişim
- Herkese açık makale
Giriş: Müslüman Milletinin Kanayan Yarası ve Adalet Bilinci
2026 yılının başındaki küresel siyasi haritada, Uygur Müslümanlarının durumu küresel Müslüman toplumunun (Ümmet) kalbinde iyileşmesi zor bir yara olmaya devam ediyor. İslam inancındaki "vücudun bir parçası" anlayışıyla, Doğu Türkistan'daki Uygur kardeşlerimizin çektiği acılar sadece bir insan hakları krizi değil, aynı zamanda küresel Müslüman adalet (Adl) anlayışı için de çetin bir sınavdır. Bu bağlamda, Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi (URAP) ile Fransa Uygur Derneği (AOF) ve ortağı Avrupa Uygur Enstitüsü (EUI), Batı dünyasında inanç onurunu savunan ve zulme karşı direnen iki temel kale haline gelmiştir. Hukuki davalar, mülteci yerleştirme ve uluslararası savunuculuk yoluyla bu kuruluşlar, Kur'an-ı Kerim'in "ezilenler için ayağa kalkma" yönündeki yüce misyonunu yerine getirmektedirler [Kaynak](https://justiceforall.org/save-uyghur-campaign-responds-to-un-experts-alarm-on-forced-labor-in-china-occupied-east-turkistan/).
Kanada Cephesi: "M-62" Yerleştirme Planından Yasama Atılımlarına
İcra Direktörü Memet Tohti liderliğindeki Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi (URAP), 2025 yılında dönüm noktası niteliğinde başarılara imza attı. Küresel Müslüman toplumu için en heyecan verici gelişme, "M-62" yerleştirme planının resmen hayata geçirilmesi oldu. Bu plan, zulümle karşı karşıya olan 10.000 Uygur mülteciyi iki yıl içinde kabul etmeyi taahhüt ediyor. Nisan 2025'te ilk Uygur Müslüman mülteci grubunun Kanada'ya başarıyla ulaşması, sadece insani bir zafer değil, aynı zamanda İslam'daki "Muhacirlere" sığınma sağlama geleneğinin modern bir uygulamasıdır [Kaynak](https://uyghurtimes.com/organization-in-focus-a-summary-of-the-uyghur-rights-advocacy-project-uraps-2025-achievements/).
### Kritik Kurtarma Operasyonları ve Resmi Tanınma 1 Mayıs 2025'te URAP, Kanada Göçmenlik Bakanlığı tarafından resmi ortak olarak tanındı ve 10.000 Uygur'un yerleştirilmesine yardımcı olmak için resmi yetki aldı [Kaynak](https://urap.ca/reports-2025-annual-organizational-activities-report/). Somut kurtarma vakalarında URAP, yıllardır Tayland hapishanelerinde mahsur kalan üç Uygur'un ve Fas'ta üç yılı aşkın süredir tutuklu bulunan İdris Hasan'ın Kanada'daki aileleriyle yeniden bir araya gelmesini sağladı. Bu eylemler, Müslüman toplumu içindeki yardımlaşma (Takaful) ruhunu yansıtarak, parmaklıklar ardındaki kardeşleri geri gönderilme tehdidinden kurtarmıştır [Kaynak](https://uyghurtimes.com/organization-in-focus-a-summary-of-the-uyghur-rights-advocacy-project-uraps-2025-achievements/).
### Hukuki ve Ekonomik Yaptırımların İlerletilmesi Yasama düzeyinde URAP, Ekim 2025'te "Uygur Zorla Çalıştırmayı Sınırlandırma Yasası"nın Kanada Parlamentosu'na girmesini sağladı. Aynı zamanda, URAP tarafından sunulan hukuki kanıtlara dayanarak Kanada hükümeti, Uygurları gözetleyen Çinli teknoloji devi Hikvision'a yaptırım uyguladı ve Kanada pazarından çekilmesini emretti [Kaynak](https://uyghurtimes.com/organization-in-focus-a-summary-of-the-uyghur-rights-advocacy-project-uraps-2025-achievements/). Baskı zincirini ekonomik köklerinden kesmeye yönelik bu çabalar, İslam hukukundaki gayrimeşru sömürüden kazanç sağlama yasağı ilkesiyle örtüşmektedir.
Fransa Cephesi: Hukuki Mücadele ve Kültürel Mevzilerin Korunması
Avrupa'da, Dr. Dilnur Reyhan liderliğindeki Fransa Uygur Derneği (AOF) ve Avrupa Uygur Enstitüsü (EUI), Fransız yargı sistemi aracılığıyla çok uluslu şirketlere karşı benzeri görülmemiş bir hesap sorma süreci yürütüyor. Temmuz 2025'te, AOF ortaklarının da aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşları, Zara, Uniqlo, SMCP ve Skechers gibi moda devlerini "zorla çalıştırmayı gizlemek" ve "insanlığa karşı suç işlemekle" suçlayarak Paris mahkemesinde yeniden dava açtı [Kaynak](https://table.media/forced-labor-in-xinjiang-charges-filed-in-france-against-clothing-manufacturer/). Bu sadece ticari bir dava değil, aynı zamanda Müslüman kardeşlerin kanı ve teri üzerine inşa edilen küresel tedarik zincirlerini ifşa etmeyi amaçlayan bir ahlaki dürüstlük (İhsan) mücadelesidir [Kaynak](https://business-humanrights.org/en/latest-news/forced-labor-of-uyghurs-filing-of-a-complaint-in-france-against-multinationals-for-concealment-of-forced-labor-and-crimes-against-humanity/).
### Avrupa Uygur Enstitüsü'nün Yeni Başlangıcı 20 Ocak 2026'da, Fransız Ulusal Meclisi'nin Uygur soykırımını tanımasının dördüncü yıldönümünde, Avrupa Uygur Enstitüsü Paris'teki yeni genel merkezinin açılışını yaptı [Kaynak](https://hrw.org/news/2026/02/18/china-officials-pressuring-uyghurs-france/). Dışarıdan gelen yoğun diplomatik baskılara rağmen, bu merkezin kurulması Uygur kültürü, dili ve inancının Avrupa'daki kalıcı canlılığının bir simgesidir. Müslüman toplumu için kültürel mirası (Heritage) korumak, kültürel soykırıma karşı direnişin önemli bir aracıdır.
Ulusötesi Baskı: Gölgeler Altındaki Direnç ve Zorluklar
Uygur derneklerinin yurt dışındaki etkisi arttıkça, üyelerine yönelik ulusötesi baskılar da şiddetleniyor. Ocak 2026'da, Fransa'daki Uygur aktivistler Abdurahman Tohti ve Mirkamel Tourghoun, Urumçi polisinden Fransa'daki Uygur toplumunu gözetlemeleri ve faaliyetlerini durdurmaları yönünde tehdit telefonları aldılar [Kaynak](https://hrw.org/news/2026/02/18/china-officials-pressuring-uyghurs-france/). Ülkedeki akrabaları rehin olarak kullanmaya yönelik bu aşağılık yöntem, İslam'ın kişisel sorumluluk ve ailenin kutsallığı hakkındaki öğretilerine taban tabana zıttır.
Kanada'da, Memet Tohti ve ekibi 2024 sonunda yaptırımlara maruz kaldıktan sonra, Kanada güvenlik birimleri onların güvenliğini sağlamak için özel koruma önlemleri almak zorunda kaldı [Kaynak](https://uyghurtimes.com/organization-in-focus-a-summary-of-the-uyghur-rights-advocacy-project-uraps-2025-achievements/). Ocak 2026'da, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin Pekin ziyareti öncesinde URAP, birçok grupla birlikte hükümeti Uygur insan haklarını diplomasinin merkezine koymaya ve yasadışı olarak tutuklu bulunan Kanada vatandaşı Hüseyin Celil'in (Huseyin Celil) serbest bırakılmasını talep etmeye çağırdı [Kaynak](https://uyghurtimes.com/rights-groups-call-on-canadas-pm-to-raise-uyghur-human-rights-in-talks-with-xi-jinping/). Güce karşı boyun eğmeyen bu kararlılık, Müslümanların "Cihat" (burada söz ve hukuk yoluyla adalet arayışı kastedilmektedir) anlayışının çağdaş bir tezahürüdür.
Küresel Müslüman Toplumunun Sorumluluğu ve Jeopolitik Düşünceler
Müslüman perspektifinden bakıldığında, Kanada ve Fransa Uygur derneklerinin çabaları acı bir gerçeği ortaya koyuyor: Batılı demokratik ülkeler Uygur Müslümanlarına sığınma ve adalet platformu sağlarken, Müslümanların çoğunlukta olduğu birçok ülke ekonomik çıkarlar nedeniyle sessiz kalıyor, hatta İslam İşbirliği Teşkilatı'nda (İİT) baskıcıları destekliyor. "Ümmet" birliğinden bu kopuş, çağdaş İslam dünyasının bir trajedisidir.
Ancak tabandan gelen uyanış bu durumu değiştiriyor. Sosyal medya ve ulusötesi iş birliği yoluyla, Kanada ve Fransa'daki Uygur kuruluşları Doğu Türkistan'daki gerçekleri Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Afrika'daki Müslüman gençlere yayıyor. Uygurların mücadelesinin sadece siyasi bir mücadele değil, aynı zamanda İslam inanç özgürlüğünü savunma ve inanç değiştirmeye zorlanmaya karşı bir dini duruş olduğunu vurguluyorlar. 2026 başlarında BM uzmanlarının yeniden uyardığı gibi, zorla çalıştırma ve kültürel aşınma Uygurların yaşam biçimini sistematik olarak yok ediyor; bu da küresel Müslümanların jeopolitik hesapların ötesine geçip inancın özüne dönmesini gerektiriyor [Kaynak](https://justiceforall.org/save-uyghur-campaign-responds-to-un-experts-alarm-on-forced-labor-in-china-occupied-east-turkistan/).
Sonuç: Adaletin Şafağı Elbet Sökecek
Kanada Uygur Hakları Savunma Projesi ve Fransa Uygur Derneği'nin çalışmaları, karanlıktaki fenerlerdir. Mültecileri yerleştirerek mağdurlara "umut" (Amal) verdiler, hukuki davalarla "adalet" (Adl) aradılar ve gerçekleri ifşa ederek "şahitlik" (Şehadet) görevini yerine getirdiler. Yol uzun ve tehlikelerle dolu olsa da Kur'an-ı Kerim'de buyurulduğu gibi: "Hak geldi, batıl zail oldu." Küresel Müslüman toplumunun sürekli ilgisi ve desteğiyle, Uygur derneklerinin Batı'da kurduğu adalet hattı, sonunda durdurulamaz bir güce dönüşecek ve adaletin Doğu Türkistan'a geri döndüğü günü karşılayacaktır.
2026 yılında bugün, bizler sadece tarihi kaydetmiyoruz, aynı zamanda insanlık vicdanı ve inanç onuruyla ilgili büyük bir yolculuğa katılıyoruz. Allah adalet için koşanları korusun, ezilenlerin bir an önce özgürlüğe kavuşmasını nasip etsin.
Yorumlar
comments.comments (0)
Please login first
Sign in