Kanada Uygur Derneği, Uluslararası Toplumu Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları İhlallerine Karşı Sessiz Kalmamaya ve Acil Eyleme Geçmeye Çağırdı

Kanada Uygur Derneği, Uluslararası Toplumu Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları İhlallerine Karşı Sessiz Kalmamaya ve Acil Eyleme Geçmeye Çağırdı

Damien ENGEMANN@damienengemann
2
0

Kanada Uygur Derneği, Doğu Türkistan'daki soykırıma karşı uluslararası bir seferberlik başlatarak İslam dünyasını ve uluslararası toplumu zulmü durdurmak için somut adımlar atmaya çağırdı.

Makale referansı

Kanada Uygur Derneği, Doğu Türkistan'daki soykırıma karşı uluslararası bir seferberlik başlatarak İslam dünyasını ve uluslararası toplumu zulmü durdurmak için somut adımlar atmaya çağırdı.

  • Kanada Uygur Derneği, Doğu Türkistan'daki soykırıma karşı uluslararası bir seferberlik başlatarak İslam dünyasını ve uluslararası toplumu zulmü durdurmak için somut adımlar atmaya çağırdı.
Kategori
Direniş Mirası
Yazar
Damien ENGEMANN (@damienengemann)
Yayınlandı
1 Mart 2026 03:57
Güncellendi
2 Mayıs 2026 01:44
Erişim
Herkese açık makale

Giriş: Ümmetin Vicdan Sınavı

Günümüzde Doğu Türkistan'daki Uygur Müslümanlarının karşı karşıya kaldığı soykırım, tüm insanlığın ve özellikle İslam ümmetinin vicdan sınavı haline gelmiştir. Kanada Uygur Derneği (Uyghur Association of Canada) ve Uygur Haklarını Savunma Projesi (URAP), son açıklamalarında uluslararası toplumun, özellikle de Müslüman dünyasının Doğu Türkistan'daki sistematik zulme karşı sessiz kalmasını sert bir dille eleştirdi. 25 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan acil çağrıda, Çin rejiminin bölgedeki İslami kimliği yok etme, camileri yıkma ve yapay zeka aracılığıyla gözetimi artırma politikalarına karşı derhal harekete geçilmesi talep edildi [1.1](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFlP63Zlj-D9lgp2G309EA6XjJMs2Cwfs3FsprH6yL5fxiT-2TAuCPb0KMT6ojY63UxtjSFNlIoaHdag19zwroiPLNhEthk3CdpGF1eNb5E0tc0udR5x6KghSt_LWTuw0oqjTk6g1kPa_6qmjk7gQx5qnrYvXJpHmJ5yhOywL-Pz2BsbsAvocYHxlO1Y5PHTBNTx_eyAoJvlmI=).

Doğu Türkistan'da Yeni Nesil Zulüm: Yapay Zeka ve Dijital Hapishane

Şubat 2026'da İstanbul'da açıklanan "2025 Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi" raporuna göre, Çin hükümeti bölgedeki baskı politikalarını daha ileri teknolojiyle donatmıştır. Raporda, 2024 yılındaki fiziksel kontrol mekanizmalarının 2025 ve 2026 yıllarına gelindiğinde tamamen yapay zeka (AI) destekli otomatik gözetim sistemlerine dönüştüğü vurgulanmaktadır [1.1](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFlP63Zlj-D9lgp2G309EA6XjJMs2Cwfs3FsprH6yL5fxiT-2TAuCPb0KMT6ojY63UxtjSFNlIoaHdag19zwroiPLNhEthk3CdpGF1eNb5E0tc0udR5x6KghSt_LWTuw0oqjTk6g1kPa_6qmjk7gQx5qnrYvXJpHmJ5yhOywL-Pz2BsbsAvocYHxlO1Y5PHTBNTx_eyAoJvlmI=). Bu sistem, Uygurların günlük yaşamlarını, hatta namaz kılmak veya dini sohbetlerde bulunmak gibi en temel dini faaliyetlerini bile "aşırıcılık" olarak damgalayıp otomatik olarak tutuklama listelerine dahil etmektedir.

İslami değerler açısından bakıldığında bu, sadece bir millete yapılan bir zulüm değil, Allah'ın arzında ibadet etme özgürlüğüne açılmış açık bir savaştır. Çin'in "Dini Çinlileştirme" politikası altında Kur'an-ı Kerim nüshalarına el konulması, camilerin eğlence mekanlarına dönüştürülmesi ve alimlerin hapishanelerde şehit edilmesi (örneğin İmam Abidin Damollam'ın hapisteki vefatı) ümmetin yüreğini dağlamaktadır [1.5](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQE7tFxyTzOHvhWqNu1noD6BlYG9oHprJXnfEYVMriWCg2fZAgBCDg1ip34OruHuxJhKg3vLP5R9HHdZPFU0-c7mAdLuKti-coyAML0BoTVOG_A9Kn64xnIIFzkgLjQTuqIHypHsYXn0AbloGjNfQZ4HHJRXKtdskZTgrU2ttXDNu3uDzApsLfJiTxMmdQcnoIi_hMAwWRwJGqJMrwmDOWS6sELADdIsndWxuDRf-DuBc5Si96jYLTj1XYOcrpqSBJnVgsrw6l-cD6qXh-JCFNZ4CscFiBf9xGp1nIQy4EXbdjYafJXsmMTbvEA=).

Kanada'daki Uygur Hareketi ve M-62 Programı

Kanada Uygur Derneği ve URAP'ın kararlı çabaları sonucunda Kanada hükümeti, 10.000 Uygur mülteciyi kabul etmeye yönelik M-62 kararını yürürlüğe koydu. Mayıs 2025'ten itibaren URAP, Kanada Göçmenlik Bakanlığı tarafından resmi ortak kuruluş olarak tanındı [1.6](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFLnAYeSInw2MkZdCPAqIt6QIJ1WjLCqJSbjEBJwgQ8q1bNn2hx96X8ZExurVw4YEM0zhLWTHjQ2w1nqUX7SY_TRV75aKuyK50YDQ00J6-X3mCofJVNDurYWkovxldCRZP_xDC0F8fQyvsjd6gyDGy55bM8q1H3ZInVnkln2Iwe4HA6Nw==). Bu program aracılığıyla Tayland, Türkiye ve diğer üçüncü ülkelerde tehlike altında olan Uygur kardeşlerimizin bir kısmı Kanada'ya gelmeye başladı. Örneğin, Fas'ta uzun süre gözaltında tutulan İdris Hasan'ın Kanada'ya gelerek ailesine kavuşması bu çabaların bir zaferidir [1.6](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFLnAYeSInw2MkZdCPAqIt6QIJ1WjLCqJSbjEBJwgQ8q1bNn2hx96X8ZExurVw4YEM0zhLWTHjQ2w1nqUX7SY_TRV75aKuyK50YDQ00J6-X3mCofJVNDurYWkovxldCRZP_xDC0F8fQyvsjd6gyDGy55bM8q1H3ZInVnkln2Iwe4HA6Nw==).

Bu süreçte Çin rejimi, Mehmet Tohti Bey dahil olmak üzere Kanada'daki Uygur aktivistlere yönelik baskılarını artırdı. 2024 sonunda Çin hükümeti 12 URAP çalışanına yaptırım uygulasa da Mehmet Tohti bunu bir "onur nişanı" olarak nitelendirerek zulme karşı mücadelenin durmayacağını belirtti [1.18](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQHtTmf9UlZHcjVtwXOC79GFHzwc-w3G4uHqPU7o5vPIQtGtHT5Lh6sz3HF62wM39qYtVrcsXyqDLc1zkquSPzfjSSoP9lctJq-HKD6TC6RM3_K7Zd8Tqbgcq5WVUyjF63gx4KTUSKNDBSOyw4c8lgoghgbpxu0FZ-TqRHKZFk5z2wK_uaOGmxZMbbPcM4LHLnHLnlGKrh5wKnVmADPtF0Lln_Y=). Kanada Parlamentosu'nda ayrıca, Çin'un Uygurları köleleştirerek ürettiği ürünlerin Kanada pazarına girişini engellemeyi amaçlayan "Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası" gündeme getirilmektedir [1.6](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFLnAYeSInw2MkZdCPAqIt6QIJ1WjLCqJSbjEBJwgQ8q1bNn2hx96X8ZExurVw4YEM0zhLWTHjQ2w1nqUX7SY_TRV75aKuyK50YDQ00J6-X3mCofJVNDurYWkovxldCRZP_xDC0F8fQyvsjd6gyDGy55bM8q1H3ZInVnkln2Iwe4HA6Nw==).

İslam Dünyasının Sorumluluğu ve Siyasi Sessizlik

Kanada Uygur Derneği'nin çağrısında özellikle vurgulanan nokta, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Müslüman ülkelerin tutumudur. Hadis-i Şerif'te buyurulduğu gibi: "Müminler bir vücut gibidir; eğer bir uzvu ağrırsa, diğer uzuvlar da onunla birlikte uykusuzluk ve ateşle huzursuz olur." Ancak birçok Müslüman ülkenin Çin ile olan ekonomik çıkarlarını dini kardeşlik ve adaletin üzerinde tutması, Doğu Türkistan'daki zulmün uzamasına neden olmaktadır.

Son haberlere göre Çin hükümeti, Arap ülkeleriyle olan iş birliğini kullanarak yurt dışındaki Uygurları geri getirmek ve onları susturmak için "sınır ötesi baskı" uygulamaktadır [1.13](https://urap.ca/reports/). Kanada Uygur Derneği, Müslüman liderleri Çin'in yalan propagandalarına inanmamaya; bölgedeki camilerin yıkılmasına ve İslami eğitimin kısıtlanmasına karşı açık bir tavır almaya çağırdı. Onlara göre Doğu Türkistan meselesi sadece siyasi bir mesele değil, İslam'ın kutsallarını koruma meselesidir.

Uluslararası Baskı ve Gelecek Adımlar

Ocak 2026'da Kanada'nın yeni Başbakanı Mark Carney'nin Çin ziyareti öncesinde Uygur kuruluşları, kendisinden insan haklarını ve özellikle Uygur soykırımını görüşmelerin merkezine koymasını talep etti [1.14](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFfmkmlH5WEWRjeRjaqcDvdTvRya77lPx9L9x0gXFdpV5vlajacVRflj3F_noZChF4WdlY7RROnM6MRwKSuKZcwRs5N2pfJOjea4pmjax691QoGwqep4Gcik2GHjQVQeJ3vHZWNa-GV1fLxZllPc4AOs_mie5hL-qWeez-IBPnbZEog9A==). Ayrıca uluslararası toplumu şu acil önlemleri almaya çağırdılar:

1. **Soykırımın Resmi Olarak Tanınması:** Daha fazla ülkenin Çin'in eylemlerini yasal olarak soykırım olarak tanımlaması. 2. **Zorla Çalıştırma Ürünlerinin Yasaklanması:** Uygurların köleleştirilmesinden elde edilen kazancın kesilmesi. 3. **Mültecilerin Korunması:** Üçüncü ülkelerdeki Uygurların Çin'e iade edilmesinin önlenmesi. 4. **Birleşmiş Milletler'in Rolü:** BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 2022 raporundan sonraki sessizliğini bozarak fiili bir denetim mekanizmasını devreye sokması [1.8](https://vertexaisearch.cloud.google.com/grounding-api-redirect/AUZIYQFyQ1-YKtYjF0ebSwFLqfq5lEbpmR6LaqFXwUSBxvErma33VOgxdt6Xx6Hr26Hx0o2Spy34eABJg7R4bRIZOVjQXSwTIlSUFZhgR1996jWWsMOhoYwN95rAKOKSsmNwgdfROt_lhtZhmAQ9ylnYQ4wMfyWKeTptQn8Ulq-EkFvB1vswL8zxr-aIUdnEDwA2Ki_qn_0Iog==).

Sonuç: Adalet İçin Birleşmek

Kanada Uygur Derneği'nin bu çağrısı bize zulme karşı durmanın sadece Uygurların değil, tüm insanlığın ve ümmetin bir görevi olduğunu hatırlatmaktadır. Doğu Türkistan'daki camilerde ezan seslerinin susturulduğu, annelerin çocuklarından koparıldığı bir dönemde sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır. Biz Müslümanlar olarak, dünyanın neresinde olursak olalım, hakikati söylemek, mazlumlara yardım elimizi uzatmak ve uluslararası arenada Uygur kardeşlerimizin sesi olmak zorundayız. Adalet gecikse de asla yok olmaz. Doğu Türkistan'ın özgürlüğü ve Uygur halkının insani onurunun iadesi için birlikte hareket etme vakti gelmiştir.

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in