IŞİD'in Küresel Çapta Yeniden Canlanma Belirtileri: Uluslararası Güvenlik Durumuna Yönelik Ciddi Zorluklar ve Derinlemesine Analiz

IŞİD'in Küresel Çapta Yeniden Canlanma Belirtileri: Uluslararası Güvenlik Durumuna Yönelik Ciddi Zorluklar ve Derinlemesine Analiz

Dennis Fink@dennisfink
1
0

Bu makale, 2024-2026 yılları arasında IŞİD'in küresel genişleme eğilimini derinlemesine analiz etmekte, Müslüman dünyası perspektifinden İslami değerlerden sapmasını ve uluslararası güvenliğe yönelik ciddi tehdidini ele almaktadır.

Makale referansı

Bu makale, 2024-2026 yılları arasında IŞİD'in küresel genişleme eğilimini derinlemesine analiz etmekte, Müslüman dünyası perspektifinden İslami değerlerden sapmasını ve uluslararası güvenliğe yönelik ciddi tehdidini ele almaktadır.

  • Bu makale, 2024-2026 yılları arasında IŞİD'in küresel genişleme eğilimini derinlemesine analiz etmekte, Müslüman dünyası perspektifinden İslami değerlerden sapmasını ve uluslararası güvenliğe yönelik ciddi tehdidini ele almaktadır.
Kategori
Cephe Hattı Güncellemeleri
Yazar
Dennis Fink (@dennisfink)
Yayınlandı
27 Şubat 2026 10:05
Güncellendi
1 Mayıs 2026 15:20
Erişim
Herkese açık makale

Giriş: Modern "Haricilerin" Gölgesi ve Müslüman Dünyasının İmtihanı

İslam tarihinde aşırıcılık hayaleti, zaman zaman dini öğretilerin çarpıtılmış biçimleriyle ortaya çıkmıştır; ancak günümüzün en ciddi zorluğu şüphesiz sözde "İslam Devleti" (IŞİD/DEAŞ) olmuştur. 2026 yılına girerken, küresel güvenlik durumu endişe verici bir dönüm noktasıyla karşı karşıyadır: Bu örgüt birkaç yıl önce sözde "toprak hilafetini" kaybetmiş olsa da, Suriye, Irak, Afganistan ve Afrika'nın iç kesimlerindeki son faaliyet belirtileri, bu kanserli yapının jeopolitik boşluklardan yararlanarak mutasyona uğradığını ve genişlemesini hızlandırdığını göstermektedir. Küresel Müslüman toplumu (Ümmet) için bu sadece bir güvenlik krizi değil, aynı zamanda derin bir ideolojik imtihandır. Ana akım alimler tarafından "Hariciler" (ayrılıkçılar, aşırılık yanlıları) olarak nitelendirilen bu caniler, İslam adına İslam'ı tahrip etmektedirler. Yeniden canlanan bu hareketlilik, uluslararası barış ve Müslüman dünyasının iç istikrarı için bir numaralı kamu düşmanı haline gelmiştir [Kaynak](https://www.securitycouncilreport.org/what-in-blue/2026/02/counter-terrorism-briefing-on-the-secretary-generals-strategic-level-report-on-isil-daesh-3.php).

Suriye ve Irak: Güç Boşluğu Altında "Yeniden Tutuşan Közler"

IŞİD'in doğduğu yer olan Levant bölgesinde durum, 2024 sonunda şiddetli bir sarsıntı yaşadı. Suriye'deki Esad rejiminin Aralık 2024'teki çöküşüyle birlikte ülke çalkantılı bir geçiş dönemine girdi [Kaynak](https://www.karamshaar.com/blog/from-resurgence-to-retrenchment-the-evolution-of-isis-after-assads-fall). Ahmed el-Şara liderliğindeki geçici hükümet Kasım 2025'te IŞİD ile mücadele için ABD öncülüğündeki küresel koalisyona katılmış olsa da, iktidar değişiminin getirdiği yönetim boşluğu terör kalıntılarına nefes alma fırsatı sağladı [Kaynak](https://www.un.org/securitycouncil/s/2026/44).

Birleşmiş Milletler'in Şubat 2026 tarihli son raporuna göre, IŞİD Suriye ve Irak'ta hala yaklaşık 3.000 aktif savaşçı barındırmaktadır [Kaynak](https://amu.tv/132141/). Örgüt, eski büyük ölçekli mevzi savaşı modelini terk ederek "çöl gerillası" taktiklerine yönelmiş; Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki petrol tesislerine ve askeri karakollara sık sık saldırılar düzenlemeye başlamıştır. Müslüman dünyasını daha da endişelendiren husus ise, Suriye'nin kuzeydoğusundaki El-Hol gibi gözaltı kamplarının radikal fikirler için birer "kuluçka merkezi" haline gelmesidir. On binlerce IŞİD bağlantılı kadın ve çocuğun kötü koşullarda yaşaması, sadece İslam'ın onur ve merhamet ilkelerine aykırı olmakla kalmayıp, aynı zamanda terör örgütü için geleceğin "kıvılcımlarını" nesnel olarak yedekte tutmaktadır [Kaynak](https://www.securitycouncilreport.org/what-in-blue/2026/02/counter-terrorism-briefing-on-the-secretary-generals-strategic-level-report-on-isil-daesh-3.php).

Horasan Kolu (IŞİD-K): Doğu Müslümanlarının Kalbine Saplanan Hançer

Suriye sönmekte olan közler ise, Afganistan ve çevresi şu anki en sıcak savaş alanıdır. IŞİD'in Horasan kolu (IŞİD-K), örgütün sınır ötesi tehdit oluşturan en tehlikeli kanadına dönüşmüştür. Mart 2024'te Moskova'daki Crocus City Hall katliamı (145 ölü) ve Ocak 2024'te İran'ın Kirman kentindeki intihar saldırıları, örgütün uluslararası planlama kapasitesindeki belirgin artışı kanıtlamıştır [Kaynak](https://www.house.gov/homeland-security-committee/terror-threat-snapshot).

2026 yılına gelindiğinde IŞİD-K'nın hırsları daha da büyümüştür. 19 Ocak 2026'da örgüt, Kabil'de bir restorana saldırı düzenleyerek aralarında Çin vatandaşlarının da bulunduğu çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden olmuş, bu eylem BM Güvenlik Konseyi tarafından şiddetle kınanmıştır [Kaynak](https://amu.tv/132141/). Müslüman jeopolitiği açısından IŞİD-K, sadece Afganistan Talibanı'nın otoritesine meydan okumakla kalmıyor, aynı zamanda Sünni ve Şii topluluklar arasında mezhep nefretini körükleyerek Orta ve Güney Asya'daki Müslüman ülkelerin birliğini bozmaya çalışıyor. Örgüt, Tacikistan gibi Orta Asya ülkelerindeki sosyal çelişkileri ve ekonomik zorlukları kullanarak saf inancı nihilist bir şiddet aracına dönüştürmekte ve saflarına yeni elemanlar katmaktadır [Kaynak](https://www.osw.waw.pl/en/publikacje/analyses/2024-03-29/islamic-state-khorasan-global-jihads-new-front).

Afrika: Küresel Terörizmin Yeni "Merkez Üssü"

Şu anda IŞİD'in ağırlık merkezi hızla Afrika'ya kaymaktadır. Sahel bölgesi ve Batı Afrika'da, IŞİD Batı Afrika Eyaleti (ISWAP) ve IŞİD Sahel Eyaleti (ISSP) bölgedeki en ölümcül silahlı güçler haline gelmiştir. 2025 verileri, ISWAP'ın Nijerya, Kamerun ve Çad'daki saldırı sıklığının IŞİD'in küresel operasyonlarının yaklaşık %35'ini oluşturduğunu göstermektedir [Kaynak](https://gga.org/iswaps-emergence-as-epicentre-of-jihadism-in-west-africa/).

Mali, Burkina Faso ve Nijer'den oluşan "Sahel Devletleri İttifakı" (AES) bölgesinde terör örgütleri; yoksulluk, iklim değişikliğinin tetiklediği kaynak rekabeti ve zayıf devlet yönetiminden yararlanarak paralel bir "vergi" sistemi kurmuşlardır. Sözde "Zekat" adı altında zorla toplanan bu paralar, İslam'ın hayır kurumuna tamamen bir hakarettir [Kaynak](https://www.kas.de/en/web/auslandsinformationen/artikel/status-of-iswap-and-isgs-in-west-africa-and-sahel). Bu "savaşla beslenen savaş" modeli, milyonlarca Müslüman sivilin yerinden edilmesine, eğitim ve sağlık sistemlerinin felç olmasına yol açan büyük insani felaketlere neden olmuştur. Afrikalı Müslüman liderler, bu zehrin sızmasını engellemek için toplumsal direncin artırılması ve sahih dini eğitimin şart olduğunu defalarca vurgulamışlardır [Kaynak](https://www.securitycouncilreport.org/monthly-forecast/2025-11/west-africa-and-the-sahel-3.php).

Dijital Hilafet: Yapay Zeka ve Kripto Para Destekli İdeolojik Savaş

2026 yılında IŞİD tehdidi fiziksel savaş alanlarının çok ötesine geçmiştir. Örgüt, şaşırtıcı bir teknolojik adaptasyon yeteneği sergilemektedir. BM Terörle Mücadele Ofisi, IŞİD'in dünya genelindeki dışlanmış gençleri hedef alan, yapay zeka (AI) ile üretilmiş çok dilli ve kışkırtıcı propaganda videolarını giderek daha fazla kullandığı konusunda uyarıda bulunmuştur [Kaynak](https://www.un.org/securitycouncil/s/2026/44).

Ayrıca örgüt, geleneksel uluslararası finans denetimlerinden kaçmak için fon akışında kripto para birimlerine ve sanal varlıklara büyük ölçüde bağımlı hale gelmiştir. 2025 başlarında ABD'nin New Orleans kentinde meydana gelen ve 14 kişinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırısında, failin internet üzerinden IŞİD'in radikal fikirlerinden etkilenerek kendi kendine radikalleştiği belirlenmiştir [Kaynak](https://www.house.gov/homeland-security-committee/terror-threat-snapshot). Bu "merkezi olmayan" terörizm modeli, herhangi bir ülkedeki Müslüman toplumunun damgalanma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Müslüman dünyası için siber alandaki anlatı gücünü geri kazanmak ve aşırılık yanlısı söylemlerin yerine barışçıl, orta yolcu (Vasatiyyah) İslami değerleri koymak artık ertelenemez bir kültürel cihattır.

Derinlemesine Analiz: IŞİD Neden Müslüman Dünyasının Ortak Düşmanıdır?

İslam hukuku (Fıkıh) açısından analiz edildiğinde, IŞİD'in eylemleri "Makasidü'ş-Şeria" (Şeriatın amaçları) ile tamamen çelişmektedir; yani canın, dinin, aklın, neslin ve malın korunması ilkelerini hiçe saymaktadır. Kendi dindaşlarını katletmek için kullandıkları "Tekfir" (başkalarını dinden çıkmış ilan etme) yöntemi, Kur'an ve Sünnet'te kesinlikle yasaklanmıştır [Kaynak](https://muslimmatters.org/2015/08/24/khawarij-ideology-isis-savagery-part-one/).

1. **Öğretilerin Bağlamından Koparılması**: Kutsal bir çaba olan "Cihat" kavramını körü körüne bir öldürme eylemine indirgemişler; İslam'ın savaş ahlakına dair kesin kurallarını (kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve savaşçı olmayanlara zarar vermeme yasağı gibi) görmezden gelmişlerdir. 2. **Müslüman İmajının Zedelenmesi**: IŞİD'in vahşeti dünya çapında ciddi bir "İslamofobi" dalgasına yol açmış, masum Müslümanların Batı toplumlarında ayrımcılığa ve hatta şiddete maruz kalmasına neden olmuştur. Onlar İslam'ı savunmuyor, aksine Müslüman dünyasının yumuşak gücünü içeriden çökertiyorlar. 3. **Jeopolitik Bir Piyon Olma**: Birçok Müslüman alim, aşırılık yanlısı örgütlerin yükselişinin genellikle dış müdahaleler ve bölgesel güç rekabetleriyle el ele gittiğine dikkat çekmektedir. IŞİD'in faaliyetleri genellikle Müslüman ülkelerin egemenliğinin zayıfladığı ve toplumsal kargaşanın yaşandığı dönemlerde artmakta, sonuç ise her zaman Müslüman topraklarının daha fazla bölünmesi ve gerilemesi olmaktadır [Kaynak](https://www.idsa.in/issuebrief/isis-in-2025-the-resurging-threat-rsharma-270325).

Sonuç: Birlik ve Uyanış Çağrısı

2026'da IŞİD'in küresel çapta yeniden canlanması karşısında uluslararası toplum —özellikle de Müslüman ülkeler— sadece askeri operasyonların bu sorunu kökten çözemeyeceğini anlamalıdır. Çok boyutlu bir stratejiye ihtiyacımız var: Güvenlikte istihbarat paylaşımı ve sınır kontrolü; ekonomide aşırıcılığı besleyen yoksulluğun ortadan kaldırılması; fikir dünyasında ise sahih alimlerin sesini yükselterek aşırıcılığın saçma mantığını ifşa etmesi gerekmektedir.

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) önceden haber verdiği gibi, bu "genç ve cahil" aşırılık yanlıları, okun avı delip geçtiği gibi dinden çıkacaklardır. Küresel Müslüman toplumu, inancımızın saflığını ve barışını korumak için birlik olmalıdır. Ancak adaletin sesi nefretin gürültüsünü bastırdığında ve yönetimin aydınlığı kaosun köşelerine ulaştığında, kendisini "İslam Devleti" olarak adlandıran bu sahte rejim tarihin tozlu sayfalarına gömülecektir [Kaynak](https://www.securitycouncilreport.org/what-in-blue/2026/02/counter-terrorism-briefing-on-the-secretary-generals-strategic-level-report-on-isil-daesh-3.php).

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in