Uygur İnsan Hakları Projesi, Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları Durumuna İlişkin Yeni Raporunu Yayımladı: Küresel Yasal Denetim ve Koruma Çağrısı

Uygur İnsan Hakları Projesi, Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları Durumuna İlişkin Yeni Raporunu Yayımladı: Küresel Yasal Denetim ve Koruma Çağrısı

zulyxyz@zulyxyz
4
0

Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP), Doğu Türkistan'daki (Sincan) giderek ağırlaşan insan hakları durumunu analiz eden kapsamlı bir rapor yayımlayarak uluslararası toplumu ve İslam dünyasını yasal mekanizmalar aracılığıyla baskı altındaki grupları korumaya çağırdı.

Makale referansı

Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP), Doğu Türkistan'daki (Sincan) giderek ağırlaşan insan hakları durumunu analiz eden kapsamlı bir rapor yayımlayarak uluslararası toplumu ve İslam dünyasını yasal mekanizmalar aracılığıyla baskı altındaki grupları korumaya çağırdı.

  • Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP), Doğu Türkistan'daki (Sincan) giderek ağırlaşan insan hakları durumunu analiz eden kapsamlı bir rapor yayımlayarak uluslararası toplumu ve İslam dünyasını yasal mekanizmalar aracılığıyla baskı altındaki grupları korumaya çağırdı.
Kategori
Dosyalar ve Perspektifler
Yazar
zulyxyz (@zulyxyz)
Yayınlandı
1 Mart 2026 08:37
Güncellendi
4 Mayıs 2026 10:21
Erişim
Herkese açık makale

Giriş: Ümmetin Sorumluluğu ve Adalet Çağrısı

İslam öğretisinde adalet (Adl), inancın temel direklerinden biridir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bizlere şöyle buyurmuştur: "Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez ve onu yardımsız bırakmaz." Ancak 2026 yılına geldiğimiz bugün, Doğu Türkistan (Çin'in adlandırmasıyla Sincan) topraklarına baktığımızda, bu kutsal ilkenin açıkça çiğnendiğini görüyoruz. Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP), geçtiğimiz yılın vahşetini belgelemekle kalmayıp aynı zamanda küresel Müslüman toplumuna (Ümmet) ve uluslararası hukuk sistemine ağır bir soru yönelten son yıllık kapsamlı raporunu yayımladı [Kaynak](https://uhrp.org/statement/sacred-right-defiled-repressing-uyghur-religious-freedom/). Rapor, uluslararası toplumun defalarca dile getirdiği kınamalara rağmen, Uygurlara ve diğer Türk kökenli Müslümanlara yönelik sistematik zulmün daha gizli ve dijitalleşmiş bir "normalleşme" aşamasına girdiğine dikkat çekiyor. Müslümanlar olarak sadece sempati duymakla yetinemeyiz; baskı altındaki kardeşlerimize karşı ahdimizi yerine getirmek için yasal, diplomatik ve ahlaki düzeyde somut adımlar atmalıyız.

Dijital Apartheid: Toplama Kamplarından "Açık Hava Hapishanesi"ne Dönüşüm

UHRP'nin son raporu, Doğu Türkistan'daki insan hakları durumundaki son eğilimleri derinlemesine analiz ediyor. Rapor, 2024 yılından bu yana Çin makamlarının baskı yöntemlerinin kitlesel "yeniden eğitim kamplarından" uzun süreli adli hapis cezalarına ve her şeyi kapsayan dijital gözetim sistemine dönüştüğünü belirtiyor [Kaynak](https://www.hrw.org/world-report/2026/country-chapters/china). Şubat 2026'da İstanbul'da yayımlanan "2025 Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi"ne göre, bölgedeki baskıcı politikalar 2025 yılında daha da şiddetlendi; özellikle fiziksel kontrolden yapay zeka (AI) destekli otomatik kitlesel gözetim modeline geçiş yapıldı [Kaynak](https://uyghurtimes.com/index.php/2026/02/23/2025-east-turkistan-human-rights-violation-index-released-in-istanbul/). Kameralar, algoritmalar ve devasa biyometrik veri tabanları bireyleri "potansiyel tehdit" olarak profilliyor ve Doğu Türkistan'ı küresel "dijital apartheid"ın tipik bir örneği haline getiriyor.

Rapor, halihazırda yüz binlerce Uygur'un sadece "yasa dışı dini faaliyetler" veya "kavga çıkarıp sorun yaratmak" gibi suçlamalarla resmi hapishanelerde haksız yere tutulduğunu ve cezaların genellikle onlarca yıla ulaştığını ifşa ediyor [Kaynak](https://www.hrw.org/world-report/2026/country-chapters/china). Bu "adli" zulüm, soykırıma yasal bir kılıf uydurmaya çalışmaktadır. UHRP İcra Direktörü Ömer Kanat, bu normalleşmiş baskının her zamankinden daha yıkıcı olduğunu, çünkü uzun süreli sosyal izolasyon yoluyla Uygur toplum yapısını tamamen parçalamayı hedeflediğini vurguladı [Kaynak](https://uhrp.org/statement/uhrp-welcomes-house-passage-of-uyghur-policy-act-calls-on-senate-to-act/).

Ruhların Savaşı: İslam'ın "Çinlileştirilmesi" ve İnancın Silinmesi

Küresel Müslüman toplumu için en acı verici olanı, İslam inancının kendisine yönelik sistematik saldırıdır. UHRP'nin 2025 sonunda yayımladığı "Sadece Kuran Öğrendiği İçin Yirmi Yıl: Uygur Kadınlar ve Dini Zulüm" başlıklı özel raporu, dini kitap bulundurduğu, Kuran öğrettiği veya başörtüsü taktığı için uzun süreli hapis cezasına çarptırılan çok sayıda Uygur kadının vakasını belgeledi [Kaynak](https://uhrp.org/report/twenty-years-for-learning-the-quran-uyghur-women-and-religious-persecution/). Çin hükümetinin yürüttüğü "Dinin Çinlileştirilmesi" politikası, özünde İslam'ı Komünist Parti ideolojisine tabi olacak şekilde yeniden tanımlama girişimidir [Kaynak](https://www.hrw.org/news/2024/01/31/china-religious-regulations-tighten-uyghurs).

Rapor; camilerin yıkılması, kafe veya turistik mekanlara dönüştürülmesi, imamlar ve dini aydınlara yönelik devam eden tasfiyeleri ayrıntılı olarak anlatıyor. Ocak 2026'daki son veriler, tanınmış Uygur alimlerinin ve dini liderlerin hapishanelerde kaybolması veya ölmesi vakalarının artmaya devam ettiğini gösteriyor [Kaynak](https://www.justiceforall.org/save-uyghur/justice-for-alls-save-uyghur-campaign-statement-on-uscirfs-2025-report-on-human-rights-violations-in-chinese-occupied-east-turkistan/). Bu eylemler sadece insan hakları ihlali değil, aynı zamanda Allah'ın hukukuna bir saygısızlıktır. Camilerdeki ezan sesinin yerini siyasi sloganlar aldığında ve Kuran'ın öğretileri zorla tahrif edildiğinde, bu sadece Uygurların krizi değil, tüm İslam medeniyetinin onuruna yönelik bir meydan okumadır.

Sınır Ötesi Baskı: Uzun Kolun Gölgesindeki Sürgünlerin Çıkmazı

UHRP raporu ayrıca Çin hükümetinin yurt dışındaki "sınır ötesi baskı" faaliyetlerine de özel bir dikkat çekiyor. Pekin; ülke içindeki aile üyelerini tehdit ederek, varlıkları dondurarak ve dijital korsan saldırıları kullanarak yurt dışında yaşayan Uygurları susturmaya çalışıyor [Kaynak](https://uhrp.org/report/no-space-left-to-run-chinas-transnational-repression-of-uyghurs/). Ne yazık ki, bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerin bu süreçteki tutumu hayal kırıklığı yaratmaktadır. 26 Ocak 2026'da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri'nin Pekin'de Çinli yetkililerle yaptığı görüşmede Çin'in Sincan politikasına verdiği "kararlı destek", Uygur toplumunda büyük bir öfkeye yol açtı [Kaynak](https://uyghurstudy.org/oic-china-engagement-ignores-ongoing-genocide-and-religious-persecution-of-uyghur-muslims/). Uygur Araştırmaları Merkezi (CUS) İcra Direktörü Abdulhakim İdris, İİT'nin bu duruşunun küresel Müslüman haklarını koruma yönündeki kurucu amacına ihanet ettiğini ve aslında Uygur inancının yok edilmesini desteklediğini belirtti [Kaynak](https://uyghurstudy.org/oic-china-engagement-ignores-ongoing-genocide-and-religious-persecution-of-uyghur-muslims/).

Ayrıca UHRP'nin Kasım 2025 tarihli "Artık Korunmuyorlar: Türkiye'deki Uygurlar" raporu, geleneksel olarak güvenli liman kabul edilen ülkelerde bile Uygurların artan yasal belirsizlikler ve sınır dışı edilme riskleriyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor [Kaynak](https://www.hrw.org/report/2025/11/12/protected-no-more/uyghurs-turkiye). Bu sınır ötesi baskı ağı sadece uluslararası hukuk normlarını bozmakla kalmıyor, aynı zamanda Ümmet içindeki birliği de zedeliyor.

Yasal Denetim ve Küresel Koruma: Somut Adalet Eylemi Çağrısı

Böylesine derin bir kriz karşısında UHRP, raporunda net yasal denetim ve koruma taleplerinde bulunarak uluslararası toplumu sözlü kınamalarla yetinmemeye, bağlayıcı yasal eylemlere geçmeye çağırıyor:

1. **Evrensel Yargı Yetkisinin (Universal Jurisdiction) Güçlendirilmesi:** Ülke mahkemelerini, soykırım ve insanlığa karşı suçlara karışan Çinli yetkililere karşı evrensel yargı yetkisi ilkesini kullanarak ceza davası açmaya çağırıyoruz. Arjantin ve Türkiye'deki mevcut yasal girişimler bu yol için emsal teşkil etmektedir [Kaynak](https://www.hrw.org/news/2024/01/31/china-religious-regulations-tighten-uyghurs). 2. **Uygur Politika Yasası'nın Tam Olarak Uygulanması:** UHRP, ABD Senatosu'nu, Uygurların dini ve kültürel kimliğini korumaya yönelik resmi bir strateji oluşturmayı ve Dışişleri Bakanlığı bünyesinde ilgili konularla ilgilenecek özel bir makam kurulmasını amaçlayan Uygur Politika Yasası'nı (H.R. 2635) bir an önce kabul etmeye ve revize etmeye çağırmaktadır [Kaynak](https://uhrp.org/statement/uhrp-welcomes-house-passage-of-uyghur-policy-act-calls-on-senate-to-act/). 3. **Zorla Çalıştırma Tedarik Zincirlerine Yaptırım:** Rapor, Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası (UFLPA) yürürlükte olmasına rağmen, küresel tedarik zincirlerinde hala zorla çalıştırma ile üretilmiş çok sayıda elektronik ürün, otomobil parçası ve maden bulunduğuna dikkat çekiyor [Kaynak](https://www.ohchr.org/en/press-releases/2026/01/un-experts-alarmed-reports-forced-labour-uyghur-tibetan-and-other-minorities). UHRP, AB ve Müslüman ülkeleri benzer yasal çerçeveler oluşturarak tiranlığın ekonomik damarlarını kesmeye çağırıyor. 4. **BM'den Bağımsız Soruşturma Mekanizması Talebi:** BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 2022 raporunun üzerinden üç yıl geçmesine rağmen çok az ilerleme kaydedilmesi nedeniyle UHRP, BM üyesi devletleri, insanlığa karşı işlenen suçların hesabının sorulmasını sağlamak amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma mekanizması kurulması için baskı yapmaya çağırmaktadır [Kaynak](https://www.amnesty.org/en/latest/news/2025/08/china-still-no-accountability-for-crimes-against-humanity-in-xinjiang-three-years-after-major-un-report/).

Sonuç: Hakikat Karşısında Kararlı Durmak

Uygur İnsan Hakları Projesi'nin bu son raporu sadece bir insan hakları belgesi değil, aynı zamanda küresel Müslümanlara gönderilmiş bir yardım çağrısıdır. Siyasi çıkarlar ve ekonomik ticaret uğruna, toplama kamplarında fısıltıyla dua eden kardeşlerimizi, anne babalarından zorla koparılan Müslüman çocukları unutamayız. Adalet gecikebilir ama asla eksik kalmamalıdır. Ümmetin birer ferdi olarak, uluslararası arenada zayıfların sesi olma ve inancın onurunu hukukun silahıyla savunma sorumluluğumuz vardır. Kuran-ı Kerim'de buyurulduğu gibi: "Ey iman edenler! Kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa, adaletle şahitlik edenler olun." (Nisa, 4:135). Ancak küresel çapta yasal denetim ve koruma güçlendirildiğinde Doğu Türkistan toprakları yeniden barışa ve inanç özgürlüğüne kavuşabilecektir.

Tüm Müslüman ülke hükümetlerini Çin politikalarını gözden geçirmeye ve uluslararası platformlarda zulmü onaylamayı bırakmaya çağırıyoruz; küresel Müslüman halkını yasal sosyal hareketler ve tüketim tercihleri yoluyla Uygur kardeşlerimize desteklerini ifade etmeye davet ediyoruz. Adaletin tesisi her bireyin katılımını gerektirir ve bu rapor eylemimizin başlangıç noktasıdır.

Yorumlar

comments.comments (0)

Please login first

Sign in